Uludağ Üniversitesi Öğrenci İnisiyatifi Forumları > Kültürel kategori > Kültür-Sanat,Edebiyat (Moderatörler: tursil, unforgiven_67, karpow) > sezai karakoç

Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: sezai karakoç  (Okunma Sayısı 333 defa)
27 Eylül 2007 19:01:45
babalarius
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 87


barış için sawaşmak bekaret için sewişmeye benzer!


« : 27 Eylül 2007 19:01:45 »

necip fazıl kısakürekin hidayete erdiği dönemin ardından, kendini poetikasında da belirttiği üzere "şiire seyrek el atışı, fikir ve politikaya kayışı" ile sağ cenahın şairlik koltuğu bir süre için boşalmış oluyordu. büyük doğunun çıktığı yıllarda necip fazıl artık bir şairden çok, anadoluyu kent kent gezip konferanslar veren bir ideologdu. şiiri de artık bu yönde şekil kazanmış, kavga sanatının en özgün örneklerini ortaya koymasına olanak vermişti. katılır veya katılmazsınız ancak bu tarihle birlikte de necip fazılın türk şiirindeki zirve olma durumu son bulmaktadır. senfonya bu bakımdan bir kuğu şarkısı gibidir ve üstadın yaşadığı dönüşten önceki son büyük şiiridir.

o zamandan beri sağın ortaya çıkardığı en özgün (cahit zarifoğlu da yaklaşır belki ama tam o noktaya oturmaz) şair de sezai karakoç olmuştur. 99 yüzde cemal süreyanın tarifine bakalım: "öyle bir müslüman ki marx da bilir, nietzsche de bilir, rimbaud da bilir. salvador dali de sever, nazım da okur."

evet, biz en baştan 1 - 0 yenik başlamış durumdayız. çünkü karşımızdaki kişi ne sağ ne de sol cenahta kolay kolay karşılaşılan aydınlardan biri değil. sezai karakoç, kesinlikle ayrık adamdır. toplulukların içinde adı geçer ama o topluluklardan kaçmış, şiddetle uzaklaşmış, daima mesafesini korumuştur. sanki hep tekliğine doymak isteğindedir. diriliş yayınevi de cemal süreyanın belirttiği gibi çok uzun süre (hala böyle mi, bilmiyorum) sadece karakoçun kitaplarını basmıştı. bu da o teklik arzusunun yarattığı özgüven dağlarının delili değil de nedir?

bir isim düşünün, hem büyük doğuda yazan öfkeli ve kendinden emin, davasına inanmış bir genç müslüman aydın olsun hem de ikinci yeniye dahil edilecek kadar özgün ve yenilikçi, muhayyilenin tüm sınırlarını eriten şifalı bir şiiri yaratsın. var mı bir başkası böyle? ikinci yeninin de en parlaklarındandır karakoç. ikinci yeninin de dışında, türk şiirinde en başlarda gelir karakoç. onunkisi gibi bir yeri olan pek yoktur.

aydın olmanın gerektirdiği bir özellik de insanın en temel taşlarından biri olan empatidir; ötekine nasıl yaklaşıldığının, ötekine gösterilen tavır ve anlayışın göstergesidir. bundan tamamen yoksun birinin freuddan girip prousttan çıkması, baudelaireden heideggere kadar gerçek bir allame-i cihan olmasının da bu noktada aydınlığına katkısı sınırlı olur. işte tam burada, sezai karakoç bir aydındır. necip fazılda zaman zaman fazlasıyla kararıp kaybolduğunu, peyami safanın nasyonalizmi yazarken arka cebine attığı empatiyi biz karakoçta her an bulabiliriz (benzer şey cahit zarifoğlunda da var). budur karakoçu devliğinin, şairliğinin yanında aydın yapan.

bugün 72 yaşında karakoç. en son diriliş partisinin kapatılmasından sonra sanırım kendini iyice içeri çekmiş durumda. demin söylemiştim, ayrık o. hep öyleydi. cemal süreyadan (bkz: 99 yüz) bitirelim sezai karakoçun izdüşümünü:
"sıkışmış, sıkıştırılmış deha. alçakgönülle katı yüksek uçuyor."
Logged

hiç boşuna yalama beni
27 Eylül 2007 19:03:45
babalarius
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 87


barış için sawaşmak bekaret için sewişmeye benzer!


« Yanıtla #1 : 27 Eylül 2007 19:03:45 »

 SEVGİLİ
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süregi
Bütün törenlerin sölenlerin ayinlerin yortularin disinda
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layikolmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüregime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yoruldugum ayakabilarimdan degil
Ayaklarimdan belli
Lambalar egri
Aynalar akrep melegi
Zaman çarpilmis atin son hayali
Ev miras degil mirasin hayaleti
Ey gönlümün dogurdugu
Büyüttügü emzirdigi
Kus tüyünden
Ve kus südünden
Geceler ve gündüzlerde
Insanliga anit gibi yükselttigi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
Bütün siirlerde söyledigim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandim Salome'nin Belkis'in
Bosunaydi saklamaya çalismam öylesine asikarsin bellisin
Kuslar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devsirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alir sonsuzlugun haberini
Ey gönüllerin en yumusagi en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yillar geçti sapan ölümsüz iz birakti toprakta
Yildizlara uzaniphep seni sordum gece yarilarinda
Çati katlarinda bodrum katlarinda
Gölgendi gecemi aydinlatan essiz lamba
Hep Kanlica'da Emirgan'da
Kandilli'nin kursuni safaklarinda
Seninle söylesip durdum bir ömrün baharinda yazinda
simdi onun birdenbire gelen sonbaharinda
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Ey çagdas Kudüs (Meryem)
Ey sirrini gönlünde tasiyan Misir (Züleyha)
Ey ipeklere yumusaklik bagislayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Daglarin yikilisini gördüm bir Venüs bardaginda
Köle gibi satildim pazarlar pazarinda
Günesin sarardigini gördüm Konstantin duvarinda
Senin hayallerinle yandim düslerin civarinda
Gölgendi yansiyip duran bengisu pinarinda
Ölüm düsüncesinin beni sardigi su anda
Verilmemis hesaplarin korkusuyla
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
Ülkendeki kuslardan ne haber vardir
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardir
Ask celladindan ne çikar madem ki yar vardir
Yoktanda vardan da ötede bir Var vardir
Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir
O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir
Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir
Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir
Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir
Sirlarin sirrina ermek için sende anahtar vardir
Gögsünde sürgününü geri çagiran bir damar vardir
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çinar vardir
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Logged

hiç boşuna yalama beni
29 Temmuz 2008 09:16:28
liyenda
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81



« Yanıtla #2 : 29 Temmuz 2008 09:16:28 »

Necip fazıl kısakürek
pek begenmezmiş kendinden başka şairleri
ama bi osmancıgı bi de sezaiyi begenirim demiş
osmancık dedigi rahmetli osman yüksel serdengecti
sezai dedigi de sezai karakoç

Tam bir NFK hayranıyımdır.Bu sözü duyup da okudum Sezai Karakoç ' u.İnancın edebiyata en güzel yansımasıdır bence.Suna sıyla leyle sıyla belkıs ıyla ve mona rozayla..

Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sitedeki Ozel Mesajlar PmSpy 1.2.0 Ile Denetlenmektedir
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com

DESİGN By tsira
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.21 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu