Uludağ Üniversitesi Öğrenci İnisiyatifi Forumları > Kültürel kategori > Kültür-Sanat,Edebiyat (Moderatörler: tursil, unforgiven_67, karpow) > ŞİİR_NAME....

Reklamlar
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞİİR_NAME....  (Okunma Sayısı 2402 defa)
03 Ocak 2007 17:53:45
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« : 03 Ocak 2007 17:53:45 »

SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....

 
Aziz NESİN



dostlukla!!!
Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
09 Ocak 2007 20:05:05
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #1 : 09 Ocak 2007 20:05:05 »

İSTANBUL
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.

Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.

Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.

Cahit KÜLEBİ
Logged
09 Ocak 2007 20:15:29
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #2 : 09 Ocak 2007 20:15:29 »

BAHAR VE BİZ

Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır.
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır.
Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.
Kimbilir belki bir gün sulh olunca
Biz de deliler gibi seviniriz,
Ağaçları ve baharı taklit ederiz
Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri
Renkli ampuller asarız pencerelerden
Kimbilir belki bir gün sulh olunca
Biz de çatır çatır çatlarız binbir yerimizden
Ağaçlar gibi.

Bedri Rahmi EYUBOÃLU
Logged
09 Ocak 2007 20:16:02
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #3 : 09 Ocak 2007 20:16:02 »

Dedikodu 

Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.

Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?


Orhan Veli
Logged
09 Ocak 2007 20:19:11
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #4 : 09 Ocak 2007 20:19:11 »

Eskiler Alıyorum 

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musikî ruhun gıdasıdır
Musikîye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikîler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam

Orhan Veli
Logged
16 Ocak 2007 20:01:08
muratvrc
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 27


başarılar gelir geçer,asaletin bize yeter...


« Yanıtla #5 : 16 Ocak 2007 20:01:08 »

SAKARYA
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
Necip Fazıl Kısakurek...
Logged
16 Ocak 2007 21:35:02
DeMoNiC
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 16 Ocak 2007 21:35:02 »

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

nazım hikmet ran...
büyük şairi tekrardan saygıyla anıyorum
Logged
18 Ocak 2007 16:29:05
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« Yanıtla #7 : 18 Ocak 2007 16:29:05 »

Özlem'ime.....

 

özlem

özleyeni

saniye saniye kanatırken

ve

milim milim sararken

acaba..

özlenen gözleriyle

kimi sarıyor...

************tsira(dina)aralık27 2006 03:03



DOSTLUKLA!!!
Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
22 Ocak 2007 01:29:57
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« Yanıtla #8 : 22 Ocak 2007 01:29:57 »

seni aramıştım
uykusuzluğun orta yerinde
sesin geç geldi
yankılandı....
içimde yarattığın boşlukta....
sen telefonu kapadın
bense yüzümü kapadım

.
.
.
.
.
.
.
.
(kocaman sessizlik ve sensizlik sponsor olmuştur bu kısıma)
.
.
.
.
.
.
.


sebepsizce.....
.
.
içimde
yalın ayak ve özlemimi ezercesine
 koşuşturan
gölgelerindi....
bir yerlerden ruhuma sızmıştın yine
cinayetler işlerken buluyorum kendimi
cümlelerimi
anlamsız soru işaretleriyle öldürüp
kendimi ihbar ediyordum
içimdeki
sert ünlemlerime
ve
gelmeyişlerine
^^idamın gerekli^^
bunu söylerken yakalıyorum
anlamsız bakışlarını
dokunmak
sarılmak
istiyordum sana
oysa
^^son bir arzun varmı^^diye  sormadan
öylece
boşluğa asıyorum
kendimi
ve
seni
ve
bizi
yarım kalmışlığın
tükenmişliğiydi
serzenişlerim
-iz
ve bu zamansız idamlarım...........
.
.
.
.
.
sadece
hiç
...
*********************tsira(dina) ocak 13 2007***05:33


fonda stratovarius_coming home çalarken....


DOSTLUKLA!!!!
Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
22 Ocak 2007 01:35:44
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« Yanıtla #9 : 22 Ocak 2007 01:35:44 »

vur_dun...
acısı
 gözlerimde
 cümlelerimde
asılı kaldı...
geçecek dedin
acısı
gecmedi....

Öyle ağır konuştunki
kaldıramadım
kuracağım cümleleri....

Zor geldi
saniyelere sığdırdığım
gülüşler...


********tsira(dina) aralik 12 2006***01:40



Artık kendi şiirlerimi yayınlarım bu sayfada Sırıtan



DOSTLUKLA!!!
Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
06 Şubat 2007 21:40:55
esragraf
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 61



« Yanıtla #10 : 06 Şubat 2007 21:40:55 »

KİMİ SEVSEM SENSİN

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor
* * *

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum

 ATTİLA İLHAN
Logged

uzak doğuyla tek bağlantın kimono mu?
10 Şubat 2007 23:51:23
esragraf
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 61



« Yanıtla #11 : 10 Şubat 2007 23:51:23 »

BULUT MU OLSAM

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

 NAZIM HİKMET
Logged

uzak doğuyla tek bağlantın kimono mu?
10 Şubat 2007 23:56:42
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« Yanıtla #12 : 10 Şubat 2007 23:56:42 »

suyun korkusu gelevera deresi

kazım koyuncu'ya

bir
gözü kapalı itecekmiş gibi bir el
korkuyorum
boşluklara sızdığın yatağımdan

bu kaçıncı deniz geçtiğim
aynada kendime bakmalarla yorgunum
yüzümde hüzünler yüzüyor
eriyorum

zaman azalıyor
koy verme kendini

iki
otuzüç kaynaktan aldığın su
bugün sonsuz oldu

hey gidi hırçın denizin çocuğu
“hiç mi duşunmedun sen....” *
senin peşinden akacak suları

üç
geceyi güne günü geceye karıştırmaktan
sonsuz suların boşluğunda
nice yürekleri yatağından almış
bir bardak çayın buğusu
su kırıldı
aynam çürüdü
şimdi bütün yollar
şimdi bütün dereler
şimdi bütün sular

sessiz

dört
hüzünler gözlerimde akarsu
önce saçlarını kalbine gömdüm
kimse görmesin
suyum
buharım
sakın üşüme

beş
kalbinin kırıkları avuçlarımda
gitmemden korkuyordun
ama
yorgun kuşun kanat seslerinde
karanlık
karanlık
gece
“koy verdun gittun beni...” *

altı
bu yolları sen seçtin
senin tadından habersiz
senin şarkılarınla ağlayan
kanserin çaresiz anneleri
mendraleşen ma lazuri gemabirs**


ahmet gök

* Kazım Koyuncu Gelevera Deresi,Anonim, Hayde Albümü,Metropol Müzik.
**”Uzaklardan bana Lazca şarkı söylüyor” Sarpi Meloni-Sarp Ötesi, Xasan Helimişi, Kazım Koyuncu Viya! Albümü, Metropol Müzik
SU ŞİİRLERİ "aşkın su hali" kitabından. Kül Sanat 2006



dostlukla...

 
 
Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
18 Şubat 2007 21:37:34
muratvrc
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 27


başarılar gelir geçer,asaletin bize yeter...


« Yanıtla #13 : 18 Şubat 2007 21:37:34 »

alın bi şiirde benden o zaman:
sevmek zamanı

bir türlü tutturamadım
şu sevmenin zamanını
ya ben sevdim zamansız
ya tüm saatler ayarsız...
Logged
25 Şubat 2007 00:16:27
gravis
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #14 : 25 Şubat 2007 00:16:27 »

HOŞÇAKAL

siyah beyaz tuşlarında piyanomun
seni çalıyorum şimdi
çaldıkça çoğalıyorsun odada
sen arttıkça ben kayboluyorum

seni doğuruyorum geceye
adını koyuyorum aya bakarak
her şey sen oluyor her yer sen
ben ölüyorum

sesini duyuyorum rüyalarımda
gözlerimi kamaştırıyor ışığın
rüzgar sen gibi dokunuyor bana
ben doğuyorum

duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
dokunmuyorsun bana
sen gibi bir şimşek çakıyor
tam kalbime düşüyor yıldırımı
ben gidiyorum
      ÖZDEMİR ASAF
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sitedeki Ozel Mesajlar PmSpy 1.2.0 Ile Denetlenmektedir
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com

DESİGN By tsira
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.586 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu