Uludağ Üniversitesi Öğrenci İnisiyatifi Forumları > Serbest Kürsü > Konu dışı (Moderatörler: tursil, karpow) > Öldür beni anne

Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Öldür beni anne  (Okunma Sayısı 218 defa)
28 Ağustos 2007 17:45:13
crematory330
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 109



« : 28 Ağustos 2007 17:45:13 »

ÖLDÜR BENİ ANNE

bu anlatıcaklarımı,aşık olduklarını sanıp,daha gerçek aşkın ne olduğunu bile bilmeyenlerin daha dikkatli okumasını istiyorum,ondan sonra yaşadıkları gerçek aşkmıymış,basit bi hoşlanmamıymış karar versinler.

kalbimin hiç tanımadığı duyguları daha yeni yeni hissetmeye başladığı dönemlerdi,çevremde bir sürü erkek ve kız arkadaşlarım vardı,ama bi gariplik vardı,mutlu değildim sanki aradığım başka birşeydi,her akşam eve gelir odama çekilir ağlardım,noluyordu bana anlayamıyordum,birgün yine arkadaşlarla beraberdim,beraberdim derken nasıl bi beraberlik,onlar bi araya toplanır gülüp eğlenirlerken bense bi kenara çekilip içimdeki fırtınaları dinliyordum her zamanki gibi,artık arkadaşlarımda alışmıştı bu durumuma,yanıma gelip oturduğunu hiç farketmemişim,taki sanki çok derinlerden gelen bi SELAM sesini duyana kadar,selam dedim bende,neden yalnız oturuyosun dedi,bilmiyorum dedim,kimse seni anlamıyor,hatta kendin bile kendini anlamıyorsun değilmi dedi,evet dedim,bende bu yüzden yanına geldim zaten dedi,bende aynı durumdayım,seni arkadaşlarından ayrı derin düşüncelere dalmış görünce işte benim gibi biri daha dedim,
ve ilk defa onun yüzüne baktım,o anda kalbim durdu sanki,donup
kalmıştım,ne zaman ayrıldık eve nasıl geldim bilmiyorum,o gün sürekli onu düşündüm,sanki aradığım şey buydu hissedebiliyordum bunu,
o günden sonra hergün buluşmaya başladık,evleri iki mahalle kadar uzaktaydı,bizim mahallede akrabaları vardı,ilk tanıştığımız gün onlara gelmişler,böylece aylar geçti,artık ailelerimizde biliyordu,ya ben onlara gidiyordum yada o bize geliyordu,yani her günümüzü birlikte geçiriyorduk,
ama ikimizinde anlayamadığı birşeyler vardı,birbirimizi çok seviyorduk,görmeden yapamıyorduk,arkadaşlık değildi bu,çünki diğer arkadaşlarımızıda seviyorduk,bu çok farklı bişeydi,kimseyede soramıyorduk,nasıl soralımki,biz bile bilmiyorduk ne olduğunu,bu çok yoğun duyguların etkisiyle bazen mutluluktan bulutlara kadar çıkıyorduk,bazende o küçücük kalplerimize sığdıramadığımız ve bi türlü anlamadığımız hisler dünyasında sebepsiz yere ağlıyor gözyaşlarımızı birbirimize hediye ediyorduk,,belki size saçma gelicek ama birbirimizi ilk gördüğümüz günü anlatmıştım,ondan sonraki ilk buluşmamızda biraz konuştuktan sonra bi ara gözgöze gelmiştik,ve daha ne olduğunu anlamadan ikimizde sebepsiz yere birden ağlamaya başlamıştık,hemde ne ağlama sanki hiç bitmeyecek gibiydi göz yaşlarımız,işte o günden sonra bir daha biribirimizin yüzüne uzun süre bakamadık,hatta çoğu zaman sırtlarımız birbirimize dönük otururduk,bi gören olsa bize gülerdi heralde,ama elimizde değildiki bakamıyorduk işte,
ama ne olursa olsun çok mutluyduk,artık ne güneşin doğuşunun,ne çiçeklerin kokusunun,nede kuşların aşk şarkılarının farkındaydık,biz birbirimizde kaybolmuştuk,taki bi akşam bizim evin zili uzun uzun çalana kadar,kapıyı annem açtı,gelen onun teyzesinin kızıydı,anneme bişeyler söyledi,annemde hemen babamla bişiyler konuşup,banada sen evden ayrılma biz hemen geliyoruz diyerek aceleyle çıktılar,bende hemen arkalarından çıktım,hava kararmıştı,beni görmesinler diye onları uzaktan takip ettim,biraz gittikten sonra bizim evin biraz ilerisinde bi market vardı,orada bi kalabalık gördüm,oraya gidiyorlardı,biraz daha yaklaşınca babam koşmaya başladı,yerde yatan biri vardı,bende biraz daha yaklaştım,babam yerde yatan kişiyi kucağına almıştı,bikaç adım daha yaklaştım ve kalbime binlerce ok birden saplandı sanki,yerde yatan benim meleğimdi,oda beni gördü,eliyle bana gelme diye işaret yaptı,ve bana bişeyler söylemek için ağzını açtığında,ağzından kan boşaldığını gördüm,yanına gittim,o güzel başını babamın kucağından kendi kucağıma aldım,hafifçe gülümsedi ve bak dedi napmışsın yeni gömleğine,onun kanına bulanmış gömleğimi göstererek,iki hafta önce doğum günümde o almıştı,ve birden başını karanlıkta benim seçemediğim kazanın olduğu bi yere çevirip tüh yaa dedi,ne demek istediğini anlamamıştım,başını tekrar çevirdiğimde ölmüştü,ondan sonrasını hatırlamıyorum,gözümü evde açtım,orada bayılmışım,beni doktora götürmüşler sakinleştirici filan yapmışlar,uzun süre baygın halde yatmışım,
kendime gelir gelmez ağlamaya başladım,kimse müdahale etmedi,doktor ağlarsa müdahale etmeyin demiş,tekrar kendimden geçene kadar ağlamışım,ondan sonraki günlerde gözyaşım hiç dinmedi,aradan iki ay filan geçmişti,birgün anneme onlara gitmek istediğimi söyledim,annem önce kabul etmedi ama yalvarmalarıma dayanamayıp bi şartla kabul etti,gideriz ama orada ağlayıp annesini üzmeyeceğine söz verirsen dedi,bende söz verdim ve gittik,bi süre oturduk ama ben kendimi zor tutuyordum ağlamamak için,bak oğlum dedi annesi,biribirinizi ne kadar çok sevdiğinizi hepimiz biliyoruz,ne kadar üzüldüğünüde biliyorum ama senden bir ricam var dedi,kızım son nefesini senin kucağında vermiş,bana son anlarını anlatmanı istiyorum dedi,şaşırdım,nasıl anlatabilirdimki,anneme baktım boynunu büktü,bende onu üzmeyecek şekilde anlattım,ama bi ara karanlıkta bi yere bakıp tüh yaa dediğini anlamadığımı söyleyince,annesi bana sarılıp öyle bi ağlamaya başladıki,bende zaten zor tutuyordum kendimi,ikimizde uzun süre ağladık,
biraz sakinleştikten sonra,artık bu dünyada yaşamam için hiç bir sebebin kalmadığına karar vermeme sebep olan şeyi anlattı,
ogün annesi evlerinde benim çok sevdiğim bir yemeği yapmış,anne demiş bu yemeği ayhan çok sever,bizim yiyeceğimiz kadarını ver ben ayhanlara gidip onunla beraber yiyeceğim demiş,anneside yalnız göndermemek için yakınlarında oturan teyzesinin kızıyla bize göndermiş,yolda gelirlerken teyzesinin kızı,sen biraz bekle bende marketten içecek birşeyler alayım demiş,kaldırımda beklerken bi araba vurup kaçmış,bize yakın oldukları için teyzesinin kızı hemen bize haber vermeye gelmiş o akşam,ve o karanlığa bakıpta tüh yaa dediği şeyde,bana getirdiği yemeklerin dökülmüş olmasına üzüldüğü içinmiş,son anlarını yaşayan birisinin canından daha çok bana getirdiği yemeklerin dökülmüş olmasına üzülecek kadar seven bir kalp varmıdır daha şu lanet dünyada,başkasını sevebilirmiyim artık?



Sanki biraz abartılmı gibi geldi ağlama olayı falan ama yine de paylaşay8ım dedim...
Logged

Muhterem artık işletmeci...
28 Ağustos 2007 22:14:58
Thedarkdream
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 41



« Yanıtla #1 : 28 Ağustos 2007 22:14:58 »

Ehh baya abartılı olmuş hakkaten,böylesine aşkların yaşanabileceğine inanmıyorum artık...Paylaşım için teşekkürler
Logged
28 Ağustos 2007 22:17:39
Thedarkdream
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 41



« Yanıtla #2 : 28 Ağustos 2007 22:17:39 »

Bari bu tarz başka bi hikaye de bn yollayayım  Göz kırpan

sevdiğinizi söyleyerek kaybedin....
Lise 1. Sınıf
İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu. Onun için 'benim en iyi arkadaşım' diyordum ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu. Bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi. Ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

Lise 2. Sınıf
Telefonum çaldı. Arayan O'ydu ve ağlıyordu. Bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı. Beni evine çağırdı, yanlız kalmak istemediğini söyledi. Bende tabiki gittim. Koltuğa onun yanına oturdum. Güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim. 2 saat sonra Drew Barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik. Filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi. Bana herşey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

Son Sınıf
Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve 'çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek' dedi. Benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik, eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik 'en iyi arkadaş olarak'. ve partiye birlikte gittik. o akşam çok güzeldi. Herşey yolunda gitti. Partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım. Kapının önünde ona baktım o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum ama o benim ona baktığım gözle bakmıyordu. Bunu biliyordum. Bana 'hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini' söyledi ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

Günler, haftalar, aylar geçti...
Mezuniyet günü geldi çattı. Sürekli onu izledim. Onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum ama o benim ona baktığım gözle bakmıyordu. Bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı. Sonra başını omzuma koydu ve 'sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler.' deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum. Aradan yıllar geçti... Bir düğün salonundayım ve o kızın nikahını izliyorum. Evet artık evleniyordu. Onun 'evet, kabul ediyorum.' demesini, yeni hayatına girmesini izledim. Başka bir adamla evli olarak. Onun benim olmasını istiyordum ama o benim ona baktığım gözle bakmıyordu. Bunu biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve 'nikahıma geldin, teşekkürler.' deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

Yıllar çok çabuk geçti..
Şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum. Eşyaları toplarken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı. Hemen günlüğünü aldım ve günlükten okuduğum satırlar şöyleydi...

"ONUN GÖZLERİNE BAKARAK ONUN BENİM OLMASINI DİLEDİM AMA O BANA BENİM ONA BAKTIĞIM GÖZLE BAKMIYORDU. BUNU BİLİYORDUM. ONU SADECE ARKADAŞ OLARAK İSTEMEDİĞİMİ BİLMESİNİ İSTİYORDUM. ONU ÇOK SEVİYORDUM AMA SÖYLEYEMİYORDUM. NEDENİNİ BİLMİYORUM AMA ÇOK UTANIYORDUM. KEŞKE BANA BENİ BİRKEZ SEVDİĞİNİ SÖYLESEYDİ.."

-Böyle kaybetmektense sevdiğinizi söyleyerek kaybedin.
Logged
28 Ağustos 2007 23:49:12
crematory330
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 109



« Yanıtla #3 : 28 Ağustos 2007 23:49:12 »

nedense ben çabuk etkileniyorum bu tip şeyleri okuyunca sonra diyorum abarttım yine ama Gülümseme neyse paylaşım için sen de saol Göz kırpan
Logged

Muhterem artık işletmeci...
04 Eylül 2007 00:03:44
narsist
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #4 : 04 Eylül 2007 00:03:44 »

... yalan dostum ask die birsey yok.. :-\hele bu zamanda..tüketim gencliigiyiz biz ne ölünün ne dirinin yasını tutuyoruz artık.. biraz fazla genelleme oldu ama gercek bu Kararsız
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sitedeki Ozel Mesajlar PmSpy 1.2.0 Ile Denetlenmektedir
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com

DESİGN By tsira
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.718 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu