Uludağ Üniversitesi Öğrenci İnisiyatifi Forumları > Genel-Güncel Konular > Duyarsız Kalmayalım > Küresel Isınma

Reklamlar
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Küresel Isınma  (Okunma Sayısı 1252 defa)
12 Ocak 2007 14:42:47
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« : 12 Ocak 2007 14:42:47 »

NASA, küresel ısınmanın ilk somut getirilerinin gelecek 10 yıl içinde görülmeye başlanacağı açıklamış. Son verilere göre Grönland buzullarının tahminlerden daha hızlı eridiği, bu doğruysa, denizler her yıl 3.5 millimetre yükseleceği, bu senaryo gerçekleşirse, buzullar eriyeceğini, yeryüzündeki canlıların yarısına yakınının yok olacağını ve yükselen su seviyesi birçok kıyı kentini yutacağını söylemişler.
« Son Düzenleme: 30 Ekim 2007 00:55:33 Gönderen: tsira » Logged
12 Ocak 2007 22:35:05
karpow
Forum Yetkilisi
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 770



« Yanıtla #1 : 12 Ocak 2007 22:35:05 »

bencede küresel ısınma yaşamımızdaki en önemli problem..kış aylarında olmamıza rağmen hala havaların sıcak olması herşeyi açıklıyo... umarım bi çözüm bulabilir bilim adamları
Logged
15 Ocak 2007 22:20:06
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« Yanıtla #2 : 15 Ocak 2007 22:20:06 »

kapitalizmin insan sağlığına zararlı olduğu apaçık ortada...
teknoloji savaşının doğayı tahribatı her an durmaksızın devam ediyor...yapılan nükleer füzeler nükleer santraller bunların en baş sorumlusudr...
tekelinde bulunduran abd nin uyguladığı yaptırım politikalrıdır ve beraberinde getirdiği pislikleri dünya üzerindeki tüm canlılar çekiyor...

ve asıl sorun bu sorun gün be gün devam ederken hala daha uranyum zenginleştirilmesi ise ayrıca başka sorudur?


DOSTLUKLA!!!
Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
16 Ocak 2007 19:58:35
muratvrc
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 27


başarılar gelir geçer,asaletin bize yeter...


« Yanıtla #3 : 16 Ocak 2007 19:58:35 »

yav unpa da da tartıstık bunu kuresel ısınma dıye bısı yok....kuresel soguma var esas:)
yerkuremız gunesten ayrılıp donmeye basladıgından berı bır soguma surecındedır..yanı ısınma falan yok aksıne soguma var:)

neyse saka bı yana bu bı gercek ve malesef tahmınlere gore en erken 20 en gec 50 yıl sonra londra amsterdam venedık gıbı kıyı sehırlerı artık olmayacak ve kutuplardan gelen soguk su akıntıları (kı bunlar buzulların erımesıyle olusmakta) sıcak su akıntılarını yok etmek uzere bu da ozellıkle bızımde ıcınde bulundugumuz ılıman kusakta ıklımı alt ust edecek yagısları duzensızlestırecek...ısın sonu kotu anlıcamız:(
Logged
16 Ocak 2007 21:30:32
DeMoNiC
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 16 Ocak 2007 21:30:32 »

insan en büyük hayvandır bence.Kendi kendine yaptığı kötülüklerden sadece bir tanesidir küresel ısınma
Logged
18 Ocak 2007 21:44:42
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #5 : 18 Ocak 2007 21:44:42 »

Arkadaşlar bilimadamları, 1947’de kurulan ‘kıyamet saati’ni 2 dakika ileri almış. Artık kıyametin kopacağı ana 5 sembolik dakika var.
Ünlü fizikçi Stephen Hawking'te açıklamasında
“Hükümetler ve toplumlar nükleer silahları yoketmek ve küresel ısınmayı durdurmak konusunda harekete geçmezlerse ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğumuzu sezinliyoruz.” demiş.
Sanıyorum ki artık bilimadamları durumun vehametinden dolayı harekete geçmeye karar verdiler. Umalım ki küresel ısınmanın getirileri sandığımı kadar korkunç olmasın


Not:Haberin bazı bölümleri alıntıdır
Logged
27 Ocak 2007 01:16:13
enstantane
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #6 : 27 Ocak 2007 01:16:13 »

karbondioksit üretimine dur demek lazım. büyük bi çoğunluğunu ABD üretiyo ama kimse söz geçiremediği için ısınma devam ediyo.
Logged
27 Ocak 2007 14:27:08
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #7 : 27 Ocak 2007 14:27:08 »

Evet arkadaşlar daha da karamsar bir tablo çizeceğim aşağıdaki yazıyla sizlere ama sanırım durumun ciddiyetini kavramamıza yardımcı olacaktır...


Acik Radyo Genel Yayin Yonetmeni ve Bilgi
Universitesi' nde kuresel isinma konulu dersler veren Omer Madra, CNN'de Gece Gorusu programinda yayinlanan bir soylesisinde oldukca urkutucu tespitlerden bahsediyor.

Iste gecen haftalarda yayinlana soylesiden carpici basliklar ve Madra'nin korkutan tespitleri:
 
 
* Sorun enerji dengesinin bozulmasindan kaynaklaniyor. Medeniyet buyuk tehlike altinda. Okyanuslar isiniyor.
 
 
 
* Dunyanin akcigeri dedigimiz tropik yagmur ormanlari, kuraklik yuzunden bir-iki yil icinde yok olabilir, milyonlarca yildir var olan 200 metrelik dev agaclar kokunden devrilebilir. (Yasarken karbondioksit emen agaclar, oldukten sonra karbondioksiti geri birakiyor.)
 
* NASA'dan James Hanson'a gore gezegen 1 milyon yildan beri en sicak gunlerini yasiyor. Hanson ekliyor: "Bir seyler yapmazsak "2015'i zor goruruz."
 
 
 
* Bu ne karamsar tahmin demeyin. Beteri var. Tabiat ana teorisini ortaya atan bilim insani James Lovelock ise "Artik is isten gecti, ne yapsak bos" gorusunu savunuyor ve o da ekliyor: "Kuzey Kutbu'nda bir 500 milyon kisi kalirsa kalir, digerleri icin yapacak bir sey yok."
 
 
 
* Kutuplar isiniyor. Beyazken gunes isinlarini yansitan buzullar eridikce, alttan lacivert deniz ya da kara parcasi cikiyor. Daha koyu olan buzul gunesi geri yansitamiyor ve boylece daha cok isinip daha cok eriyor. Tam bir kisir dongu.
 
 
 
* Konuyla ilgili yeni bir de kesif var. Okyanuslarin dibinde buz kristalleri seklinde metan gazi yumrulari milyonlarca yildir kimseyi rahatsiz etmeden bekliyordu. Isinmayla ve altinda kaldiklari buzullarin erimesiyle ortaya cikmaya basladilar. Bu ne demek? Metan saliniminin artmasi demek. Soyle soyleyeyim: Metan, kuresel isinmada, karbondioksitten 20-22 kat daha etkili.
 
 
 
* Dunya tarihinde ilk kez bir meskun ada haritadan silindi, ustunu sular kapladi. Yok artik. Hindistan'da Bengal Korfezi'nde, 10 bin kisinin binlerce yildir yasadigi bir ada gectigimiz ay bosaltildi. Yani kuresel isinma dunya haritasini degistirecek kadar "curetkar." Ustelik bu sadece baslangic, devami gelecek goreceksiniz.
 
 
 
* Aslinda gezegen 251 milyon yil once de benzer bir felaket yasamisti. Nedeni tam belli olmasa da, Sibirya'daki volkanik patlamalar etkili olmustu. O zamanki sicaklik artisi 6 dereceymis. Dunya 15 yilda 6 derece isinmis ve felaket olmus. Simdiki beklenti ne, biliyor musunuz? Onumuzdeki yillarda gezegenin isisi yine 6 derece artacak. O zaman sadece metan salinimiymis problem, simdi bir de endustri devrimiyle gelen karbondioksit de var.
Logged
30 Ocak 2007 13:46:36
chimico
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76


« Yanıtla #8 : 30 Ocak 2007 13:46:36 »

Küresel ısınmayı konu eden "Uygunsuz Gercek"
bu cuma sinemalarda gösterime giriyor

Film, 2000 seçimlerinde aldığı tarihi yenilgiden sonra hayatanın akışını yeniden biçimlendiren Al Gore'un, politika dünyasından elini eteğini çekerek tüm hayatını dünyamızı kaçınılmaz felaketten kurtarmak için yaptığı girişimleri konu alıyor. Eğer bilim adamlarının büyük çoğunluğu haklıysa, dünyamızın iklim sistemini zincirleme şekilde yol olmaya götürecek çok büyük felaket için sadece 10 yılımız var.

Film için ;

Garanti Bankası'nın Genel Müdürü Ergun Özen "Film, günümüz ve gelecek nesiller için çok önemli tehditleri açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Ama asıl önemli olan, bunu yaparken çok basit önlemlerle küresel ısınmayı nasıl durdurabileceğimizi de bizlere anlatıyor" dedi.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak ise "WWF-Türkiye olarak herkesi filmi izlemeye davet ediyoruz. 'Uygunsuz Gerçek', iklim değişikliğiyle ilgili çarpıcı gerçekleri gözler önüne seriyor. Küresel ısınma, dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük çevre sorunu. Eğer üretim ve tüketim süreçlerimizde hemen değişiklik yapmazsak, küresel ısınmayı durdurmak mümkün olmayacak" dedi.

Ayrıca film en iyi belgesel film ve en iyi orjinal
şarkı dallarında oscar a aday gösterildi

Cinebonus sinemaları da filme özel olarak bilet fiyatını 5 YTL olarak belirledi.

Not:alıntıdır

umarım bu film insanlarımızın küresel ısınma gerceğine biraz daha duyarlı olması için etkili olur.
Logged
02 Şubat 2007 16:09:40
Vogue
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0


« Yanıtla #9 : 02 Şubat 2007 16:09:40 »

İtar-Tass’ın bildirdiğine göre, Rusya ile Kazakistan sınırındaki Batı Sibirya’nın Omsk bölgesindeki beş kesimde gözlenen açık sarı ve turuncu renkli kar karakteristik bir küf kokusuna sahip bulunuyor.

Rus yetkililer, kimyasal test yapmak üzere gönderilen uzmanların başlıca görevinin bölgedeki kirlilik oranını belirlemek ve yağan karın ortaya koyduğu tehlikenin derecesini tespit etmek olduğunu belirttiler.

Gizemli kardan etkilenen bölgenin bin 500 km2 civarında olduğu ve burada 27 binden fazla insanın yaşadığı kaydedildi.

Sibirya’nın en büyük kentlerinden Omsk’un başkenti olduğu Omsk bölgesi önemli bir petrol sanayi merkezi.


Not: NTVMSNBC İnternet sayfasından alıntıdır.


Küresel ısınma ve sebepleri derken sanıyorum karbonlu bileşiklerin dünyanın başına açacağı daha pek çok şeyi göreceğiz. Doğal yaşamı ve eski sade dünyamı geri istiyorum! Gelişmiş teknoloji insanlığa yarar mı sağlıyor, yoksa birçok insanın hayatını gereksiz yere tehdit altında mı bırakıyor? Bence tartışılması gereken en önemli nokta bu...
Logged
02 Şubat 2007 16:52:20
tsira
Administrator
Deneyimli Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 607


kadrolu öğrenci


WWW
« Yanıtla #10 : 02 Şubat 2007 16:52:20 »

Aslında gelişen teknoloji insanlık adına kullanılabilse bence gerçek anlamda hayatın zorlukları giderilebilir...Fakat teknoloji bugün oldugu gibi bazı çıkar cevrelerinin tekeline girmiş bulunmaktadır...
Bu şekilde tekonoloji farklı amaçlara hizmet verdiğinden dolayı insanlığa geri dönüşümü küresel ısınma gibi oluyor...
En basitinbden şunu düşünebiliriz türkiyede sinop a yapılması planlanan Nükleer santral...
Şimdi olayı enine boyuna irdelemek gerekirse...
türkiyede yapılması planlanan bu santral nedense abd nin 87 yılında kullanıma kapadığı nükleer santrallerin yedeği niteliğindedir...Şöyleki abd kendi topraklarında nükleer santral kurulumunu durdurdu fakat kendine ayak olacak toprak parçası olarak türkiyeden sinobu seçti...
ve bugün türk yetkililer büyük bir özveri ile bu santrali öve öve bitiremiyorlar...
unutulmaması gereken nokta şudurki nükleer santraller türkiyedeki enerji ihtiyacının sadece %5 gibi komik bir kısmını karşılıyor...
Ve birde işin maaliyet tarafı var ki oda 2,5-3 milyar dolardi galiba....
Diğer tarafta sözde sırf nükleer silahları var diye uranyum zenginleştirmesi yapıldığı için işgal edilen topraklar var....bugün türkiyeye nedense nükleer santral kurulmasını cani gönülden istiyor demokrasi aşığı ABD yönetimi
Çernobil felaketinden sonra karadenizde ölen insanların %49,8 i kanser yüzünden ölmüştür her ne kadar egemenler bu istatistiği göz ardı etsede...Unutulmaması gereken bir başka nokta çernobil felaketinden sonra başka rusya almanya fransa italya ukrayna japonya ve hatırlayamadığım bir kaç geşlişmiş ülke 87 yılında tüm reaktörleri kapatıyor....
içlerinden bir tek abd inatla nüükler santral olayına devam ediyor ve ettiriyor...
gelişen ve gelişmekte olan ülkeler nükller snatral gibi maliyeti yüksek bir yapılanmayı tercih etmezken türkiyedeki iktidar neden bu denli özveri ile bu santrali destekliyor....
reaktörleri kapatan ülkelerde rüzgar gülü projesi ile enerji ihtiyacının bir kısmı karşılanmaktadır..
ki dikkat edilmesi gereken nokta şudurki rüzgar gülü projesi nükleer santralin kapadığı enerji ihtiyacının kat kat daha fazlasını kapamaktadır...
tercih edilmeme nedeni nedir acaba???
yapılacak bir nüükleer santral ve tekrardan ortalığa yayılacak olan radyasyon ve peşi sıra gelecek olan ölümler...
bunun hesabını acaba kimler verecek merak ediyorum....

Bu yüzden insanlık sürekli tehlike altındadır...sırf bir kesimin çıkarı gözetilerek kullanılan teknoloji kimi yerde insanlığa felaketin eşiğine kadar sürükleyebiliyor...
Bugün bakarsak hava şartlarına neyin ne olduğu anlaşılacaktır veya kutuplardaki buzullara....

umarım bir gün çark düzeüne dönmeye başlar....


dostlukla...
« Son Düzenleme: 02 Şubat 2007 19:08:54 Gönderen: tsira » Logged

Dün gece ansızın kapı çalındı. 'Kim bu münasebetsiz acaba?' dedim kendi kendime. Gittim açtım, gelen
bendim. Evet bendim. 'Vaay' dedim, 'Arkadaş bir insan
bu kadar mı kimsesiz olur, bu kadar mı yalnız olur!?'
06 Şubat 2007 20:07:10
tobadzischini
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #11 : 06 Şubat 2007 20:07:10 »

Peki bizler küresel ısınmaya karşı neler yapabiliriz? İşte bununla ilgili uyarılar


Su


•Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın.
•Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur.
•Tek bir kişi yılda ortalama 49 bin 140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre yüzde 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.
•Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur.
•Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın.
•Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5'i kadardır. Akan tesisatınızı onarın.
•Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın.
•Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin.
•Arabanızı yıkarken kova ve sünger kullanın. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.
•Musluklara ve duş başlıklarına takılan ve su akışını azaltırken basıncı artıran yeni sistemleri edinin.
•Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın.

Tarım ve gıda

•Organik tarımla elde edilen ürünleri seçin. Organik tarımla elde edilen sebzeler diğerlerine göre daha fazla yararlı madde içermektedir.
•Uluslararası sertifikaları olan organik tarım ve hayvancılık ürünlerini tüketerek sürdürülebilir üretimleri destekleyin, organik tarımın yaygınlaşmasına katkıda bulunun.
•Günlük gıdalarınızı seçerken mümkün olduğu kadar yaşadığınız yörede ve bulunduğunuz mevsimde yetişen taze besinleri tercih edin. Bu hem sizin sağlığınız hem de çevre açısından en doğru yaklaşımdır.
•Doğal koşulları zorlamadan ve değiştirmeden elde edilen ürünlerle beslenerek hem kendinize, hem de çevreye verilen zararın azalmasına katkıda bulunun.
•İşlenmiş, ambalajlanmış gıda satın alırken ya da tüketirken mutlaka üretim, tüketim tarihlerini ve içindekiler bölümünü okuyun. Ürünün içinde bilmediğiniz maddeler varsa mutlaka ne olduklarını araştırın.

Temizlik


•Temizlik ürünü satın alırken, ne tür temizlik için kullanacağınızı düşünün. Yalnızca gereksiniminiz olan ürünleri satın alın.
•Temizlik ürünü satın alırken konsantre ürünleri tercih etmeniz hem tasarruf sağlar, hem de daha az ambalaj tüketmenize neden olur.Ambalajı geri dönüştürülmüş ürünleri tercih edin.
•Aldığınız ürünü kullanmadan önce, mutlaka kullanma kılavuzunu okuyun.
•Temizlik ürünlerini kesinlikle birbiriyle karıştırmayın.
•Kullanma dozunu etikette belirtildiği kadar ayarlayın. Fazla kullanmak daha iyi temizlik sağlamazken, hem sağlığınıza, hem de çevreye daha çok zarar verir.
•Temizlik ürününü çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın.
•Temizlik ürünlerinin kapaklarını sıkıca kapatın ve hiçbir temizlik ürününü yiyeceklerle aynı dolapta saklamayın.
•Temizlik ürünlerini sonuna kadar kullanın. Ambalajları içinde kalan maddelerle çöpe atmayın.
•Hiçbir temizlik ürününü kendi ambalajından başka bir ambalajda saklamayın.
•Bulaşık makinesine koymadan önce yemek artıklarını iyice temizleyin.
•Yanıcı maddeleri yaşam alanınızdan uzak bir yerde saklayın.
•Temizlik ürünlerini oda sıcaklığında ve kuru bir yerde saklayın.
•Fazla miktarda temizlik ürünü kullanılması gerektiğinde, ortamı iyice havalandırın.
•Bulaşık ve çamaşır makinenizi aşırı doldurmamaya özen gösterirken, tam dolmadan da çalıştırmayın.
•Temizlik ürünlerini her kullanışınızda koruyucu eldiven kullanma alışkanlığı edinin.


Enerji

•Gerekmediği zamanlarda bir saniyeliğine bile olsa ışığı kapatın.
•Her ortam için doğru tip ve büyüklükte ışıklandırma kullanın.
•Floresan ampulleri tercih edin.
•Mikrodalga fırınlar donmuş yiyeceklerin çözülmesi için kullanıldığında fazla enerji harcar. Ancak yiyeceklerin ısıtılması, az miktarda yemek yapılması, su kaynatılması gibi amaçlarla kullanıldığında ekonomiktir.
•Suyu ocak yerine elektrikli ısıtıcıda ısıtarak hem daha hızlı sonuç alırsınız, hem de daha az enerji harcarsınız.
•Güneşi bol yerlerde yaşıyorsanız, sıcak su gereksiniminizi güneş enerjisiyle sağlayın.
•Klimaların filtresini en az ayda bir kez değiştirin.
•Evinizi ısı kaybına karşı yalıtın.
•Eşyalarınızı radyatörleri kapatacak şekilde yerleştirmeyin.
•Eğer çok ihtiyaç varsa, klima yerine vantilatör kullanmayı tercih edin.
•Klima kullanıyorsanız, doğrudan güneş ışığı almayan yerlere yerleştirin.
•Mutlaka kurşunsuz benzin kullanın. Yüksek performans sağlayan benzin türlerini yeğleyin.
•Otomobil alırken, öncelikle gereksiniminize göre büyüklüğünü belirleyin. Daha sonra da kendi sınıfında yakıt tüketimi en az olan modelleri seçin. Hem siz tasarruf edersiniz, hem de doğaya yararlı olursunuz.
•Evinizde kullandığınız yakıtların düşük kükürt içermesine özen gösterin.
•Günümüzde çalıştırılmadan önce otomobillerin motorlarının ısıtılmasına gerek yoktur.
•Otomobillerde aşırı yük taşımak benzin tüketimini artırır. Taşıma kapasitesini aşmayın.

Ulaşım

•Olabildiğince toplu taşıma araçlarını tercih edin.
•Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürüyün.
•Satın alırken kurşunsuz benzin tüketen araçları tercih edin.
•Aracın egzoz emisyon ölçümünü, lastiklerin rot-balans ve hava ayarını düzenli aralıklarla yaptırın.
•Benzin deposunu ağzına kadar doldurtmayın. Depo çok dolu olduğunda benzin buharı sızarak hava kirliliğine sebep olur.
•Dengesiz ve aracın kapasitesinin üzerindeki yüklemeler, daha fazla benzin yakılmasına ve lastiklerin ömrünün azalmasına sebep olur.
•Uzun duraklamalarda aracın kontağını kapatın.
•Kullandığınız fren ve debriyaj balatalarının asbestsiz olmasına dikkat edin. Her fren yaptığınızda balatalardan ya da sürekli kullanım halinde olan debriyaj sisteminden atmosfere karışan asbest, solunum yoluyla akciğerlere gider.
•Aracınızın düzenli bakımını ihmal etmeyin.
•Gereksinim duyduğunuzdan daha büyük araç almayın. Aracınızın hava ve yakıt filtrelerini her zaman temiz tutun.
•Araç kullanırken bütün camları sonuna kadar açmak aracın aerodinamik yapısını bozarak daha fazla yakıt tüketimine sebep olur.
•Patinajlar ve ani frenler hem daha fazla yakıt tüketmenize, hem de lastiklerin ve fren balatalarının aşınmasına sebep olur.
•Satın aldığınız aracın Avrupa Birliği emisyon normlarına uygun bir motora sahip olduğundan emin olun.

Not: Haber alıntıdır (CNNTurk İnternet sitesi)

« Son Düzenleme: 06 Şubat 2007 20:14:38 Gönderen: tobadzischini » Logged
06 Şubat 2007 20:13:16
tobadzischini
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #12 : 06 Şubat 2007 20:13:16 »

Devamı...

Sağlık

•Doğru ve dengeli beslenme alışkanlıkları edinin.
•Doğal yöntemlerle üretilmiş, ekolojik sebze ve meyvelerle beslenmeye özen gösterin.
•Düzenli spor yapın.
•UVA ve UVB ışınlarının zararlarından korunmak için mutlaka filtreli güneş gözlüğü kullanın.
•Güneşe çıkarken mutlaka koruyucu güneş gözlüğü kullanın.
•Sigara içmeyin, sigara içilen ortamlardan olabildiğince uzak durun.
•Evde kullandığınız boya incelticileri, temizlik malzemeleri gibi çözücülerin kapaklarını işiniz bittiğinde sıkıca kapatın. Bu ürünlerin içinde bulunan bazı zararlı maddeler buharlaşarak havaya karışır ve sağlığınızı ciddi olarak tehdit eder.
•Hastalandığınızda doğru ilacı, doğru zamanda, gerektiği miktarda kullanın. Doktor önerisi dışında ilaç kullanmayın.
•İlaçları ve aşıları uygun sıcaklıkta saklayın. Kullanmadan önce prospektüsleri okuyun.
•Son kullanma tarihi geçen ilaçların çöpe atılması çevre açısından tehlike yaratır. Bu ilaçlar usulüne uygun olarak paketlenerek Belediye Sağlık İşleri'nin denetiminde ortadan kaldırılmalıdır.
 
Bilgisayar ve ofis malzemeleri

•Evinize ya da iş yerinize alacağınız bilgisayarın, yazıcının ya da fotokopi makinesinin, hem şimdiki hem de gelecekteki gereksinimlerinizi karşılayacak nitelikte olmasına özen gösterin.
•Elektrik tüketimi benzerlerine göre daha düşük modelleri satın alın.
•Aldığınız bilgisayarın ya da ambalajın, CD, disket, toner, kartuş vb. ofis gereçlerinin geri dönüşümlü malzemeden üretildiğinden emin olun.
•Geri dönüşümlü kağıt kullanabilen yazıcıları yeğleyin.
•Bilgisayardaki metinlerden kağıt çıktısı almaktan vazgeçin. Bu konuda ısrar eden kişilerin de bundan vazeçmesini sağlamaya çalışın.
•Yazılı haberleşme yerine elektronik haberleşmeyi, kağıt kullanarak faks çekme yerine bilgisayarla faks çekmeyi ya da e-posta göndermeyi, belgeleri fotokopiyle çoğaltmak yerine elektronik ortamda iletimini tercih ederek kağıt kullanımını en aza indirin.
•İş yerinde yazıcıları olabildiğince paylaşın.
•Kullanmadığınız zamanlarda bilgisayarınızı ve tüm ofis gereçlerini kapatın. Bekleme konumunda da enerji tüketimi önemli düzeydedir.
•Yazıcı ve fotokopi makinelerinde, üreticinin önerdiği kağıt ve diğer tüketim malzemelerini kullanın. Yanlış malzeme, gerecin bozulmasına sebep olabilir.
•Kullanmayacağınız bilgisayarları atmayın, Türkiye'de bilgisayarla henüz tanışmamış daha pek çok okul olduğunu unutmayın.
 
Kozmetik

•Kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe, kutu vb. kapaklarını sıkıca kapatın.
•Güneş, kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur. Kozmetiklerinizi güneşte ve sıcak ortamlarda bırakmayın.
•Ürüne asla su eklemeyin. Su, bakterilerin üremesine sebep olur.
•Kokusu ya da rengi değişen ürünü atın.
•Ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın.
•Hayvanlar üzerinde test edilen ürünleri satın almayın.
•Geri dönüşümlü ambalajı olan ürünleri tercih edin.
•Ürünün etiketini, içindekiler bölümünü ve kullanma talimatlarını mutlaka okuyun.
•CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin.
•Makyaj malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın. Mikrop bulaşabilir.
•Temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın.
•Göz makyajı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin.
•Araba kulanırken asla göz makyajı yapmaya çalışmayın.
•Enfeksiyon durumunda, durumu farkettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın. O ürünü bir daha kullanmayın, atın.
•Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra, ciltte oluşan sorunlar devam ederse, bir cilt doktoruna gidin.
•"Dermatolojik olarak test edilmiştir", "hipoalerjenik", "doğal ürünler içerir" gibi yazılara dikkat edin ve bu tür ürünleri almaya çalışın.
•Güneşe çıkarken, mutlaka yüksek koruma faktörlü kremler kullanın.
•Alfa hidroksil asit (AHA) içerikli kremleri almadan önce cildinizin küçük bir bölümünde deneyin.
•AHA içerikli ürünler güneşin etkisini artırmaktadır. AHA içerikli bir ürün kullanıyorsanız, güneşe mümkün olduğu kadar az çıkın, mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın.
•Saçlarınızı boyatmadan 24 saat önce dirseğinizin iç tarafına çok az miktarda boyayı sürerek deneyin. Saç boyaları birçok kişide alerjik tepkilere yol açmaktadır.
•Manikür sırasında, tırnakları çevreleyen deriyi kesmeyin ve itmeyin. Bu deriler, tırnağı oluşturan hücreleri korumakta ve enfeksiyonu engellemektedir.
•Yapay tırnak kullanmayın. Uzun süre yapay tırnak kullanımı tırnakların ince, donuk ve kırılgan olmasına neden olur.
 
Zehirli kımyasallar

Oturma ve yatak odasında
•Sentetik halılar, sentetik köpüklerden yapılan şilteler ve döşemeler, köpük, lateks ya da plastik malzemeden yapılan örtüler kullanmayın, bunlar uçucu organik kimyasallar (VOC) yayar. Yün, pamuk, jüt gibi organik doğal liflerden üretilmiş halıları tercih edin.
•Halı yerine ahşap, seramik ya da mantar taban malzemelerini tercih edin.
•Ürünlerde bulunan, brom içeren yanmayı önleyici maddelere kısıtlama getiren TCO 95 etiketi taşıyan bilgisayarları ve monitörleri alın.
•Eğer hamileyseniz, halı kaplatma ya da önceden kaplanmış halıları kaldırtma, badana-boya işleri yaptırmayın.
•Oda spreyleri ve koku yayıcılar yerine temiz havayı yeğleyin, pencerelerinizi açın! Bunu yapamıyorsanız, bir kase kabartma tozu gibi doğal koku gidericileri ya da vazo çiçekleri kullanın.
•Kuru temizlemeden olabildiğince uzak durun. Makinede yıkanabilen kumaşları tercih edin.
•Yatak odanızda televizyon, bilgisayar, video gibi elektronik aletler bulunmamasına özen gösterin.
 
Çocuk bakımında
•İçeriğinde polikarbonat bulunan biberonları satın almayın. Piyasadaki biberonların çoğu, bisfenol A içeren polikarbonattan yapılmıştır. Bisfenol A, biberonun içindeki sıvıya geçebilen, hormon sistemine zarar verici bir kimyasaldır. Biberonun ambalajındaki PC7 yazısı ya da geri dönüşüm üçgeni içindeki 7 rakamı, ürünün içeriğinde polikarbonat kullanıldığını belirtir.
•Eskimiş biberonları kullanmayın.
•Çocukların iki yıldan daha eski PVC oyuncaklarla oynamasına izin vermeyin.
•Çocuklar için plastik logo taşımayan ve kimyasal işlemden geçmemiş giysileri tercih edin.
 
Banyoda
•Sentetik kokulu kozmetikleri kullanmak yerine, doğal ürünlerden yapılmış, kokusuz kozmetikleri kullanın.
•Triklosan içeren diş fırçalarını, diş macunlarını ve ağız sularını kullanmayın.
•Tehlikeli kokuları ve uçucu organik kimyasalları emebilen vinil yer malzemesinden uzak durun.
•Klorinle ağartılmış kağıt bazlı temizlik ürünlerini kullanmayın.
•Ürünlerinde phthalates kullanılmadığını belirten markaları tercih edin.
•İçinde böcek öldürücü bulunan bit şampuanlarını kullanmayın. Bunlar tümüyle zehirli kimyasallardır. Plastik bit tarağı kullanarak, saçları ıslakken tarayın.
 
Mutfakta
•Taze meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan ve soymadan yemeyin.
•Konserve gıdalardan uzak durun.
•Triklosan içeren plastik kesme tahtalarını, bulaşık bezlerini, süngerleri, deterjanları, sabunları ve dezenfektanları kullanmayın.
•Streç film kullanmayın.
•Ambalajında PVC3 ve PC7 yazılarını ya da geri dönüşüm üçgeni içinde 3 ve 7 sayılarını gördüğünüz ürünleri almayın.
•Taze, organik gıdaları işlenmiş gıdalara tercih edin.
•Su filtresi kullanın.
•Yağ oranı yüksek yiyeceklerin tüketimini en aza indirin.
•Ton balığı gibi yağ oranı yüksek balıklar, yüksek düzeyde kimyasal madde içerebilir. Bu durum özellikle çocuklar, hamile kadınlar, hamile kalmayı planlayan ya da bebek emziren kadınlar için zararlıdır.
 
Sürdürülebilir kalkınma kavramı

•Yaşama saygı duymak
•İnsanoğlunun yaşam kalitesini artırmak
•Yeryüzündeki yaşamın çeşitliliğini korumak
•Yenilenemeyen kaynakların tüketimini en aza indirmek
•Yeryüzünün taşıma kapasitesinin üzerine çıkmamak
•Alışkanlıklarımızı değiştirmek
•Herkesin kendi yöresine sahip çıkmasına olanak tanımak
•Kalkınma ve çevreyi bütüncül politikalar çerçevesinde ele almak

Not: Haber alıntıdır (CNNTurk İnternet sitesi)
Logged
14 Şubat 2007 00:48:11
Tuantin Karantino
U.Ü. üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 16



« Yanıtla #13 : 14 Şubat 2007 00:48:11 »

belki beni bi paranoyak belkide nostradamus olarak olarak tanımlayabilir hatta bu söyleyceğime gülebilirsiniz ama hayatınız boyunca unutmamanızı temmenni eder ve en azından elinizden geleni yapmanızı isterim (göz yummaktan iyidir)
şu an ülkeler petrol için savaşıyor ve işgal, terör eylemi,.. gibi bahaneleri sıralıyorlarki nitakin amerika ırak petrollerinin sahibi oldu. bu ısınma sorunu bu hızla ilerler ve durdurmak için hiçbirşey yapılmazsa (ki en büyük örneklerinden biride türkiye'dir; kyoto'yu bile imzalamadı daha), artık 3.dünya savaşımı olur bilmem, ülkeler petrol için değil "SU" için savaşacaklar ki benim düşüncemdir, ısınma bu hızda giderse 7-8 yıl içerisinde olacak. varın gerisini siz düşünün..
Logged

dalımı kıranın ağacını sökerim
02 Nisan 2007 00:50:03
unforgiven_67
Administrator
U.Ü. üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 453



« Yanıtla #14 : 02 Nisan 2007 00:50:03 »

tuantin karantinonun sölediklerine katılıyorum.yakın zamanda insanlar petrol için değil su için savaşacaklar.su en değerli doğal kaynak olacak...
Logged

İstesem Bir Kadeh Rakıya Gömerdim Gözlerini
İstesem Ardıma Bakmadan Bırakıp Giderdim Seni
Ne Senden Gecebildim NeKadehlerden
Ben Seni Katıksız Sevdim Be Gülüm
Rakıya Su Kattığım Gibi Su Katmadım Sevdama
Beni Bilirsin ZalimSevdimmi Allahına Kadar Severim
Sildinmi Bir Kalemde Silerim
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sitedeki Ozel Mesajlar PmSpy 1.2.0 Ile Denetlenmektedir
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com

DESİGN By tsira
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.126 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu