Uludağ Üniversitesi Öğrenci İnisiyatifi Forumları

Kültürel kategori => Kültür-Sanat,Edebiyat => Konuyu başlatan: tsira üzerinde 03 Ocak 2007 17:53:45



Konu Başlığı: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 03 Ocak 2007 17:53:45
SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....

 
Aziz NESİN



dostlukla!!!


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:05:05
İSTANBUL
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.

Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.

Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.

Cahit KÜLEBİ


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:15:29
BAHAR VE BİZ

Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır.
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır.
Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.
Kimbilir belki bir gün sulh olunca
Biz de deliler gibi seviniriz,
Ağaçları ve baharı taklit ederiz
Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri
Renkli ampuller asarız pencerelerden
Kimbilir belki bir gün sulh olunca
Biz de çatır çatır çatlarız binbir yerimizden
Ağaçlar gibi.

Bedri Rahmi EYUBOÃLU


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:16:02
Dedikodu 

Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.

Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?


Orhan Veli


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:19:11
Eskiler Alıyorum 

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musikî ruhun gıdasıdır
Musikîye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikîler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam

Orhan Veli


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: muratvrc üzerinde 16 Ocak 2007 20:01:08
SAKARYA
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
Necip Fazıl Kısakurek...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: DeMoNiC üzerinde 16 Ocak 2007 21:35:02
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

nazım hikmet ran...
büyük şairi tekrardan saygıyla anıyorum


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 18 Ocak 2007 16:29:05
Özlem'ime.....

 

özlem

özleyeni

saniye saniye kanatırken

ve

milim milim sararken

acaba..

özlenen gözleriyle

kimi sarıyor...

************tsira(dina)aralık27 2006 03:03



DOSTLUKLA!!!


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 22 Ocak 2007 01:29:57
seni aramıştım
uykusuzluğun orta yerinde
sesin geç geldi
yankılandı....
içimde yarattığın boşlukta....
sen telefonu kapadın
bense yüzümü kapadım

.
.
.
.
.
.
.
.
(kocaman sessizlik ve sensizlik sponsor olmuştur bu kısıma)
.
.
.
.
.
.
.


sebepsizce.....
.
.
içimde
yalın ayak ve özlemimi ezercesine
 koşuşturan
gölgelerindi....
bir yerlerden ruhuma sızmıştın yine
cinayetler işlerken buluyorum kendimi
cümlelerimi
anlamsız soru işaretleriyle öldürüp
kendimi ihbar ediyordum
içimdeki
sert ünlemlerime
ve
gelmeyişlerine
^^idamın gerekli^^
bunu söylerken yakalıyorum
anlamsız bakışlarını
dokunmak
sarılmak
istiyordum sana
oysa
^^son bir arzun varmı^^diye  sormadan
öylece
boşluğa asıyorum
kendimi
ve
seni
ve
bizi
yarım kalmışlığın
tükenmişliğiydi
serzenişlerim
-iz
ve bu zamansız idamlarım...........
.
.
.
.
.
sadece
hiç
...
*********************tsira(dina) ocak 13 2007***05:33


fonda stratovarius_coming home çalarken....


DOSTLUKLA!!!!


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 22 Ocak 2007 01:35:44
vur_dun...
acısı
 gözlerimde
 cümlelerimde
asılı kaldı...
geçecek dedin
acısı
gecmedi....

Öyle ağır konuştunki
kaldıramadım
kuracağım cümleleri....

Zor geldi
saniyelere sığdırdığım
gülüşler...


********tsira(dina) aralik 12 2006***01:40



Artık kendi şiirlerimi yayınlarım bu sayfada ;D



DOSTLUKLA!!!


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: esragraf üzerinde 06 Şubat 2007 21:40:55
KİMİ SEVSEM SENSİN

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor
* * *

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum

 ATTİLA İLHAN


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: esragraf üzerinde 10 Şubat 2007 23:51:23
BULUT MU OLSAM

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

 NAZIM HİKMET


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 10 Şubat 2007 23:56:42
suyun korkusu gelevera deresi

kazım koyuncu'ya

bir
gözü kapalı itecekmiş gibi bir el
korkuyorum
boşluklara sızdığın yatağımdan

bu kaçıncı deniz geçtiğim
aynada kendime bakmalarla yorgunum
yüzümde hüzünler yüzüyor
eriyorum

zaman azalıyor
koy verme kendini

iki
otuzüç kaynaktan aldığın su
bugün sonsuz oldu

hey gidi hırçın denizin çocuğu
“hiç mi duşunmedun sen....” *
senin peşinden akacak suları

üç
geceyi güne günü geceye karıştırmaktan
sonsuz suların boşluğunda
nice yürekleri yatağından almış
bir bardak çayın buğusu
su kırıldı
aynam çürüdü
şimdi bütün yollar
şimdi bütün dereler
şimdi bütün sular

sessiz

dört
hüzünler gözlerimde akarsu
önce saçlarını kalbine gömdüm
kimse görmesin
suyum
buharım
sakın üşüme

beş
kalbinin kırıkları avuçlarımda
gitmemden korkuyordun
ama
yorgun kuşun kanat seslerinde
karanlık
karanlık
gece
“koy verdun gittun beni...” *

altı
bu yolları sen seçtin
senin tadından habersiz
senin şarkılarınla ağlayan
kanserin çaresiz anneleri
mendraleşen ma lazuri gemabirs**


ahmet gök

* Kazım Koyuncu Gelevera Deresi,Anonim, Hayde Albümü,Metropol Müzik.
**”Uzaklardan bana Lazca şarkı söylüyor” Sarpi Meloni-Sarp Ötesi, Xasan Helimişi, Kazım Koyuncu Viya! Albümü, Metropol Müzik
SU ŞİİRLERİ "aşkın su hali" kitabından. Kül Sanat 2006



dostlukla...

 
 


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: muratvrc üzerinde 18 Şubat 2007 21:37:34
alın bi şiirde benden o zaman:
sevmek zamanı

bir türlü tutturamadım
şu sevmenin zamanını
ya ben sevdim zamansız
ya tüm saatler ayarsız...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: gravis üzerinde 25 Şubat 2007 00:16:27
HOŞÇAKAL

siyah beyaz tuşlarında piyanomun
seni çalıyorum şimdi
çaldıkça çoğalıyorsun odada
sen arttıkça ben kayboluyorum

seni doğuruyorum geceye
adını koyuyorum aya bakarak
her şey sen oluyor her yer sen
ben ölüyorum

sesini duyuyorum rüyalarımda
gözlerimi kamaştırıyor ışığın
rüzgar sen gibi dokunuyor bana
ben doğuyorum

duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
dokunmuyorsun bana
sen gibi bir şimşek çakıyor
tam kalbime düşüyor yıldırımı
ben gidiyorum
      ÖZDEMİR ASAF


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: gizzem üzerinde 02 Nisan 2007 01:34:37
NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN
ONU YAŞA
      Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
      Cenneti de gördüm, cehennemi de
      Öyle bir aşk yaşadım ki,
      Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
      Bazıları seyrederken hayatı en önden,
      Kendime bir sahne buldum oynadım.
      Öyle bir rol vermişler ki,
      Okudum okudum anlamadım.
      Kendi kendime konuştum bazen evimde,
      Hem kızdım hem güldüm halime,
      Sonra dedim ki "söz ver kendine"
      Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
      Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
      Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
      Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
      Öyle bi hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
      Öyle çok değerliymiş ki zaman,
      Hep acele etmem bundan, anladım

                                               Nietzsche


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 00:42:26
SENİ İÇİMDEN TERKEDİYORUM
Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
Seni içimden terk ediyorum

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanılgımdın
Yandığımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum
Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terk ediyorum
Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?
Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda
"Ya öldür beni"dedim
Ya da git benden
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yârini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi

Benden
İçimden
Terkediyorum


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 00:54:17
SEVİYORUM!!!
Seni seviyorum diyebiliyorsam
Bu sende bütün insanlığı ,
Bir anlamda bütün canlı olan herşeyi,
Ve yine sende kendimi seviyorum demektir

Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen ,
Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen ,
Sevenlerin mumudur sevgi ,
Eriyip de hiç bitmeyen.

Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi...
Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi
sevdim, Belki seversin diye

Her akşam seni düşünürüm yıldızlara bakarak
Ama milyonlarca yıldızın yerine seni tercih ederim
Hep kalbimin tek hakimi olarak....
İçim o kadar senle doldu ki...
İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum

Sen dünyaya sürgün bir meleksin
Ve ben seni o kadar çok seveceğimki
Bir daha cennetine dönemeyeceksin
Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,
Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar ,
Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm,
Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 01:06:37
BÖYLE BİR SEVGİ...
Hani bir şarkı duyarsın,
Hani için geçer biraz,
Karamsarlaşırsın, hüzünlenirsin biran,
Ağlamak gelir içinden, ağlayamazsın bir türlü.
Benimkisi böyle bir sevgi.
Amaçsız, çaresiz, sonsuz...
Unutmak yok, unutabilmek yok!
Geceler bitmek bilmeksizin güneşler doğar,
Yapamazsın onsuz, yapamazsın tek başına,
Yalvarırsın tanrıya binbir umutla...
Beklersin günlerce gelir diye, ama olmaz, gelmez!
Benimkisi böyle bir sevgi.
Alışırsın zamanla yalnızlığa,
Alışırsın acılara, karanlığa.
Öğrenirsin kimin dost olduğunu,
İzmaritlerin mi, şişelerin mi?
Bulursun çareyi kimsesiz parklarda,
Sessizlik ve soğuk dert ortağın olur.
Kaçmak gelir aklına uzaklara, çok uzaklara.
Yapamazsın bir türlü gidemezsin,
Benimkisi böyle bir sevgi.
Hem lanet eder, hem de taparcasına seversin.
Görünce saklanır, görmeyince çıldırırsın.
Kaybettiğini anlamaz, yenilgiyi kabullenmezsin.
Ve beklersin gecelerce, gelmeyeceğini bile bile...
İstersin onu, yalvarırsın tanrıya,
Sevmeyeceğini bile bile.
Benimkisi böyle bir sevgi


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 01:28:07
GİTME KAL DİYEMEDİM!!!

Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim
uzun kara trenler alıp götürdü seni
hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim
bütün insanlar ağladı sen giderken.
bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu
bir ben ağlamadım inanki, bir ben
ince bir duman gibi kaybolup gittin

oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha
sensiz yaşamayacağımı,
sana aşkımı anlatamamıştım
gitme kal, giden ben olayım
gitme kal diyemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim

arkanı dönüp giderken
hıçkırıklar düğümlendi boğazıma
kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
yine de seni sevdiğimi söylemedim
ardında ağlayan bir çift göz
paramparça bir yürek
ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım
ama gitme kal diyemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim

gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu
bir çocuk üşüyordu elleri cebinde
dalında bir gelincik ağlıyordu
bir dağ yanıyordu içimde
gitme, gidersen baharda git
sonbaharda gitme
yapraklar düşmesin ardında
diyemedim
kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
yine de seni sevdiğimi söylemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim
gitme kal diyemedim

...
bir rüzgara açarım şimdi kalbimi
bir de sulara
alıp getirsinler diye sevgimi sana

bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde
bir yudum hasret oldu
döküldü gözlerimde tane tane

gittin,
bir tren garında
ömrümü rayların arasında götürdün
oturdum bir köşede
öylece ağladım, kahroldum
bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin
ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi
diyemedim

dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi
suları çekildi canağacımın
asitli yağmurlar döküldü dallarıma
acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece
gözlerime kan oturdu ey yar!..

her gece bekleyişler öldürür beni
gelmeyişler
bir de eriyişler hasretinden her gece

ah! gurbet ah! sen olmasaydın
ayrılık olmasaydı
hasret olmasaydı
ben olmasaydım
sen olmasaydın
aşk olmasaydı
kahrolmasaydım...



Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 04 Nisan 2007 01:17:56
VAZGEÇTİİİİİİİİİİİM!!!!
Vazgeçtim artık seni sevmekten
Uğruna günlerce yaş dökmekten
Bir şey olacak diye üstüne titremekten
Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim

Sevdan olmaktan, yalan sözlere kanmaktan
Bir mendil misali buruşup atılmaktan
Gel dediğinde gelip, git diyince gitmekten
Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim

Gülmem gerekirken, ağlamaktan
Sarhoş misali sağa sola savrulmaktan
Bos yere hayal kurmaktan
Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim

Seversin diye ümit etmekten
Savrulup gelmeni beklemekten
Yok yere kendi kendimi yıpratmaktan
Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim

eLveda Sevdasina Kandigim ELVEDA....


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 04 Nisan 2007 01:20:15
Şiirlerin kime ait olduklarını yazarsanız rezmi mercilerle başımı belaya sokmamış olursunuz ;)




dostlukla...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 04 Nisan 2007 01:58:47
içinde sen olan herşeyi sevdim......


Harfleri sevdim

adını oluşturan

Kelimeleri sevdim

senli harflerle oluşan

Cümleleri sevdim

öznesi sen olan

Ve hayaller kurdum

İçinde binlerce senli cümleler olan

Kurduğum hayalleri sevdim

sonra içimi seninle ısıtan

Yanmaları sevdim

senli hasretlerden

Hasretleri sevdim

seni özlemekten

Özlemeleri sevdim

seni beklemekten

Ve beklenenin sen olduğu

Hastane bahçelerinde beklemeleri sevdim

Her beklemenin ardından

Gözlerimde gülüşünü sevdim

Evet..

Gülüşünü sevdim

gülleri andıran

Gülleri sevdim

yüreğin gibi olan

Yüreğini sevdim

kadın gibi kadın olan

Kadınlığını sevdim

mevsimleri andıran

Mevsimleri sevdim

eylülleri doğuran

Eylülleri sevdim

seni bana tanıştıran

Gözlerini andıran yıldızları sevdim

her gece bana bakan

Birtek geceleri sevmedim...içinde sen olmayan.



Emin Akduman



Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 14 Nisan 2007 00:19:11
Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnızdım
Ve kendime bir çiçek aldım

Bir saat geri alınmış saatler
Ben geri almadım
Ve bir saat daha yalnız kalmadım
Bir masaya oturdum
İki çay ısmarladım
Ben içtim
Sen soğuttun
Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum

Çok dert etmedim
Çünkü yoktun
Dün gece yine yalnızdım
Rahat ağladım
Yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı
Ve lambaları hiç karartmadım

Dün gece
Her gece gibi yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Sen sandım

Koklamadım


Uğur Arslan



Konu Başlığı: Siir-->Küçük İskender (Derman İskender Över) Şiirleri
Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 02:44:13
Hüzünde kirildim
Masum suda kirilan hinzir isik gibi.
Geçtim içinden hastalarimla salgin acinin.

Bahara dogru cehennemi gördüm
Emrivaki, duru, hasbelkader yariuykulu
Zebanilerin kemikli ayakparmaklarinda.

ölüme sorarsaniz: yalan! Ben yalnizca/kendimi uydurdum


Konu Başlığı: Ynt: Siir-->Küçük İskender (Derman İskender Över) Şiirleri
Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 02:49:45
 
 
 
Ağır Bir Parfüm Reveransı

Senden Sonraydı..

hayvansız kalmış bir orman
gibi ağlamaklıydı kainat;
Senden Sonraydı..

hangi dağda ateş yansa
o yana ağlardı atlar,
ve bir kartal
bir kartala dayıyorsa başını
aşk
çağrıldığı her randevuya
geç kalmış demekti!

Senden Sonraydı..
gökyüzüne teslim oluyordu ayışığı
ah onun zarif parmaklarına dolanmış kuğular,
ve kalbi delik bir melek sabahlıyordu
yeryüzünde,
ümit: kurugül çocuk! ümit: aksigül çocuk!
hayat! beni ılık ılık esir al!
diye bağırıyordum çakal karasında
hançer nefesinde!

çünkü
bir insan ne sır verebilirdi ki gölgesine
aşağı gölde kıyıya vuran genç nilüfer
ağzında bir başka genç nilüferle
 


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: melek59 üzerinde 16 Nisan 2007 13:54:29
Aşkım; bana kalsa çekip gidicegim ama buna değermi,
Seni çoktan affettim ama TEKİRDAĞI asla,
İnanki teksin sen benim bitanemsin yanımda yoksun alkole sebepsin,
Resimlerin olmasaydı unuturdum belkide hatırlamazdım gülüşünü,
Üzülürdüm herhalde,
Denizleri, kendimi bile düşünmez oldum,ben hep senin kaldım;
AMA SEN...
   
                       kendi eserim bir ömür boyu sevecegim birine...(bitaneme)


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: melek59 üzerinde 16 Nisan 2007 13:55:30
Seni az sevmek bana yakışmazdı.Sırf bu yüzden seni çok sevdim ben,
Sebepsiz yere hiçbir gönülde yer işgal etmedim.
Severken deli dolu olsun istedim yaşananlar
Şarkılardaki gibi olsun istedim mutluluğumuz,
Mutluluğumuz hep akıllarda kalsın istedim,
Sadece huzur istedim,
Amaaa senin ne istediğini bilemedim
Bu şiirler, seni ne kadar çok sevdiğimin kanıtı olsun.
Ne kadar adam gibi sevebildiysem o kadar yaşadım seni
Yokluğun beni benden aldı,gittiğinden beri...


      bir ömür boyu sevecegim birine...(bitaneme)


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: melek59 üzerinde 16 Nisan 2007 13:57:54
Alt kattaki  komşular bile  rahatsız olmuşlardı,  ölürken ruhumun  bedenimden sessizce ayrılışına...

Şerefini bir kağıt parçasına satacak kadar adiysen, ben o şerefi  satın  alacak kadar asiyim...
 

bunlar hayatımda hiç unutamıycagım birine affetmiyecegim birine


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: eternal üzerinde 16 Nisan 2007 18:05:47
23 Eylül 1945

O şimdi ne yapıyor
şu anda şimdi, şimdi?
Evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
Kolunu kaldırmış olabilir,
hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!...

O şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!...
Ve ne düşünüyor
beni mi?
Yoksa
ne bileyim
fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut, insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?

O şimdi ne düşünüyor,
şu anda, şimdi, şimdi?...
Nazım Hikmet


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: eternal üzerinde 16 Nisan 2007 18:07:00
Aşkın Radyoaktivitesi

Aşkı duydum mu bir başıma kalıyorum
Kasıklarımı ovuyorum bir güzel
En küçükleri var ya ayak parmaklarımın
İlk peşin onları görüyorum.

Bir çelik mavisi damar tam da çenemin üstünde
Çoğu zaman gün ışığında seçtiğim
Tıp tıp atıyor yüzümün kenarcığında
Saçlarım kapkalın geliyor elime.

Gündüzün, ama tam gündüzün oluyor bu iş
Kirlerim, pis kokularım bellıyken iyice
Soluyup dururken, birşeyler geçirirken aklımdan
Uzanıp kalıyorum ta pencerenin dibinde.

Yukarıyı düşünüyorum, bir aşağı katta oluşumdan
Dört duvar, bir buz dolabı, naylona benzer bir gök
Bütün o zehir gibiliği soğumus seylerin
Anlıyorum bir aşk akımıdır dolanıyor üstümde.

Durmadan aşklanıyorum ama hep böyle
Karanfiller gibi taze omzum, dizlerim, ayaklarım
Toplanıp gidiyor derken o deli fişek şey
Gün gibi parlıyor tırnaklarım.

Edip Cansever


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 18:07:41
Ben jiLetin öteki yanına yatıyorum sana iyi geceLer
PusuLarın üstünden gece vardiyaLarı ve rıhtım görüLüyor
Üstündeki kan kokusu bütün cesetLeri buraya çekecek
ÖyLe şehvetLi ki dudakLarını saran atmosfer
DipLerine kömür çökmüş tırnakLarıyLa küçük serseriLer
Senin eLLerinden kabusun matarasını kapacak ve
İçindeki sessizLiği içecekLer

Ben hüznün öteki yanına yatıyorum sana iyi geceLer
Son tartışmamız oLsun bu yoksa beni öLdürecekLer
UsuLca akan bir gözyaşı gibi sevişeLim de biraz, eğer istersen,
Çok uzun yoLLarı aydınLatan benzin istasyonLarı gibi
UykusuzLuğumuzu göLgeLesin aLkoLün dövdüğü saatLer
Bak, yatakta ikimiz de ağLıyoruz; meseLemiz malum, aşk
Üst kattaki komşu yine çocukLara su veriyordur
HapLar da kayboLdu, esrar da, biLekLerimizdeki kesikLer de
Havaya bir kuş at, ben onu yerdeki gözLerimLe vuracağım
DudakLarın ne ki, oLsa oLsa şurdan üç beş adım
Ben mezarın öteki yanına yatacağım sana iyi geceLer
Aramıza bir hançer bırakacağım, beLki küfLü bir hançer
Onun küfüyLe pasLanırken gizLi sakLı yaLnızLığımız
Rüyamıza giren periLer
İçimizdeki mutsuzLuğu içecekLer

Ben intiharın öteki yanına yatıyorum sana iyi geceLer..

tapıLası insan ..


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 18:10:19
Ben Seni Seviyorum Bunda Bir Kasıt Yok

acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden,
hüzün hastası bir hayvansın
şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan
çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde
ağır işkence görmüş şehirlerde
saadetin zarif, adaletin ince.

bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun
kelimelerin karardığı peşin hükümlerde.
şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle.
gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz
tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun
ruh yoksulluğunun harikulade iskeleti üzerinde.

tutulamayacak yeminsin, yemin ederim,
her insana gerçek aşkı öğretecek bir külfetin var
ve
alelacele asılmış bir çocuk militan
gibi şaşkın ama onurlu bakıyorsun
yükseldiğin gökyüzüne.

ben seni ayakta alkışlıyorum
hep ayakta alkışlıyorum seni ben
yollarda yürürken alkışlıyorum
sinemalarda, üçüncü sınıf oyuncularda alkışlıyorum
..........



Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... mutlaka okuyun
Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 18:12:58
dudaklarım gerisin geriye çekildi; ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü, korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı ve ‘hey bana bir şeyler söylemenin vakti geldi’ dediği zamanlarda bekledim seni; gözlerimi kapadım. bekledim. beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez kıldığını, hangi duyguların insanı hayata kazandırdığını, basite indirgenmiş hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait şarkılarla şahlandığını anlatamadım. evet, bilmiyordum. bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. sevişirken sözlük kullanıyordum hala. ama, seni seviyordum. ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum sana. sana yaklaşamıyordum. yasaklanmıştın adeta. çiğnemeye çalıştığım yasak olsan da, uzak dursan da, o korkunç şeklini korusan da, farketmiyordu hiçbir şey. küçük bir ateş. küçücük bir ateştin sen. sönmekten ürken bir ateş. bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş. aşkın mecali kalmamıştı. sessizce sokuldum yanına. acıyla irkildin. gülümsedim. gülümsememe anlam veremedin elbette. kimdi bu? ne istiyordu? tanımadığın biri. hatıralarını darmadağın etmeyi planlamış bir yabancı. fuzuli bir beden, karşındaki. usulca uzandım,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

kimi geceler penceremden uzayı seyrederim. uzayın adını ben koymadım. uzayın adını yıldızlar, gezegenler kendi aralarında kararlaştırmışlar. rahatlatır beni o. bütün yağmurlar, uzayın derinliklerinden gelip yağar diye düşünürüm. yağmurlar başka galaksilerden gelip yağar. romantizme uyum sağlamak için de değil. öyle. işin gerçeği budur. yağmurlar, bu dünyaya ait sanma. bembeyaz bir yalnızlığın olmalı senin de. lekesiz bir yalnızlık. lekelenmeye müsait bir yalnızlık. tedirginliğini buna bağlıyorum seni seyrederken. pişmansın. pişmansın kapıp koyveremediğin için sanki. elinde olsa, avaz avaz bağıracaksın sokaklarda. ‘neyim ben? ! ’ diye haykıracaksın. olmuyor tabii. olmuyor. sıyrılır gibi lüzumsuz bir yerden, sıyrılıp kendi affına sığınıyorsun. beni anlayacağın günler gelecek. beni de göreceksin. benimle tamamlanacak bir şeye benziyorsun çünkü. korkma lütfen,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

çocukluğumdan söz etmek isterim sana, eğer sıkılmazsan. bir gün otururuz evde, ben sana hayatımı anlatırım dakika dakika. kaç yaşımdaysam, o kadar yıl sürer konuşmam. çay pişiririz. çaydanlığa su yerine votka koyarız sen dilersen. sonra da sen anlatırsın: sevdiğin filmleri, sevdiğin parçaları, sevdiğin canlıları, sevdiğin... hep sevdiğin şeylerden konu açarsın. ben sıkılmam. ben seninle sıkılmamayı seni ararken öğrendim. seni hayal ederken keşfettim sıkılmamanın azametini. bir insan, bir insanı sıkamaz. bir insan canı isterse sıkılır. hacimler açarım sana içimde, dolman için, oraya akman için. hacimler açarsın bana; çağlayarak gelirim. endişelenmen gereksiz,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

olması gerektiği kadar fedakar biriyim aslında; daha fazlasını umma açıkçası. endişelerim, ideallerim, halletmeye çalıştığım meselelerim var. başkalaşmaya çalışıyorum. gözardı edilmiş tutumlar edinmek hoş. değişmek, hiç de zor değil. yalnızca özgür olabilsem, sorun kalmayacakmış gibi sanki. anlaşılmak istiyorum: sevdiğim bir şarkıyı herhangi biriyle paylaşırken aynı duyguları hissetmek arzusu bu. evet, tıpkı bu. sese, ahenge kapılırken, kendini müziğin ritmine verirken yanında bir diğerinin olabilmesi; görkemli bir anda birlikte sadeleşebilmek. birlikte dansedebilmek gibi. sen hastayken başucunda birinin sabaha kadar oturması gibi. arada bir alnındaki teri silmesi, üstünün açılmamasına dikkat etmesi gibi. bir başkası için hayatta kalma çabası gibi sanki. ölmek için değil, yaşamak için uğraşmak gibi. ummadan, hayal etmeden, sıradan, olduğu gibi.doğal. ve ciddi. ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme gücü. bu gücü yanyanayken yaratabilme yeteneği. ben bu yeteneğin bir parçası olarak sokuluyorum sana. masallarla geliyorum. efsanelerle geliyorum. herhangi bir insanın birikimiyle geliyorum aslında. artniyetsizim. inan,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

bazı sorulara cevap bulamadım; kuşkusuz gerekli de değildi bu. soruyu soru halinde bırakıp sahici yanını korumaya çalışmam, cehalet mi sanıldı acaba? ! bedenlerin bedenlerden istedikleri, ruhların, ruhlardan çıkarttıkları, karşılıklı acıların birbirlerinin etkisini arttırdıkları vakitlerde düştün aklıma. aklıma yayıldın. ne kaybedebilir, ne kazanabilirdim ki artık: ortadaydım işte! bir başkasının mal varlığına dönüşmeden yaşayabilmenin yalnızlığıydı bu. hayır! melankoli diye adlandırma bu durumu; ortak bir açı yakalayamama sorunu galiba. her kadın gibi doğurmak hevesi, her erkek gibi dağların doruklarında biraz gözden ırak hüzünlenme denemeleri aslında. kusura bakma, kafam biraz dağınık,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

insan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar da yapabilir. kızmamalısın. darılmamalısın eğer bir kardeşlik varsa aranızda. sevgi, hoşgörü takıntıları da değil. bir elmanın kırmızı olması, bir gülün öyle kokması, bir derdin halledilmesinin ardından gelen ferahlık kadar sıradan ve güzeldir hata yapmak da. aşka çılgınlığın yakıştığı çağları neden unutalım? neden tarihin çuvalına tıkalım tatlı serseriliği, az biraz sergüzeşt olmayı? ! ilımlılık mı kurtaracak insanlığı? alttan alma mı örtecek bunca çirkefi, zorluğu, belayı? demokrasi, senin saçlarından güzel olamaz. senin yüzünden daha güzel olamaz krediler, faizler, repolar, tahviller. dünyanın en uzun gecesi 21 aralık değil, beni terkettiğin gecedir. beni üzdüğün, yorduğun, yıprattığın gecedir. bir kabahat mi gerçekten kendi dışında birine hayranlık beslemek? ! gerçekten kırıyorsun beni,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

birinin peşindeyim ben; tanımsız bıraktığım birinin. sessizliğin doyurduğu, biçimli ve endişeli birinin. düşüncelerimi zapteden, kelimelerimi korkutan birinin. yanında huzurlu uyuduğum, mutlu uyandığım birinin. onunla olmakla, onunla birlikte yaşamakla gizli bir gurur duyduğum, asla kıskançlığa ya da sahiplenmeye dönüşmeyen bir tutkuyla bağlandığım birinin. onu arıyorum göğe her baktığımda; bir melek gibi uzanıp yüzüme dokunacağını tasarlıyorum. bütün aşkların payına düşen şiddetten arınmış, başkalarına aynı/ birbirimize farklı koktuğumuz bir sevginin yolu bu. cesaretimi ondan alıyorum pervasızca ve yine ona ben cesaret veriyorum mücadele ruhunda. bir sır gibi saklıyoruz misafirliğimizi. hüzün bitince geri döneceğiz çağımıza. insanlığa karışmaya hazır yapışık kalpler taşıyoruz aşkımızda. bizim aşkımız hakikaten beden gücü gerektiriyor akıl kadar. yapacak çok işimiz var. dövüşecek çok düşmanımız var. kucaklayacak çok arkadaşımız var. bizim sebebimiz bu. bizim fazlalığımız bu. belki de iksirimiz. kanayan yüzlerle çevrili bir gezegende, fırtınaya karışan bellek tozlarımızla, erdemlerimizle, ideallerimizle ayaktayız. yalan söylemiyorum

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

evet, sen de isterdin sanırım huzurlu yaşayabileceğin bir hayatın planlarını yapabilmeyi; kolaya indirgenmiş, biraz fazlayı aşırılıkta aramayan, ölçülü bir heyecanla kritersiz bir maceraya aday kahraman olmayı. “rüzgara dur, yağmura yağma, mevsime değiş” demeyi; doğru, hepimizde biraz tanrıyı kıskanmak var galiba. bütün günahlar da buradan kaynaklanıyor adeta. hırslarımızın, çekincelerimizin odağı burası. kazanmaktan çok, kaybetmeyi göze alabiliyoruz. çikolata bile kurtlanabilir. dondurma erir. çiçek solar. galiba önemli olan, onları yerinde yaşamak, yerinde korumak! birer hatıraya dönüşseler bile! kaç ölüme kaç doğuma şahit olduğunu hatırlayabiliyor musun? sevmek, ifade edebilmek kadar, ifadeyi unutmamaktır da.

şimdi sessizce uzaklaşmalıyım. çünkü beni anlamadığını, anlamak için uğraşmadığını, hatta bunu önemsemediğini biliyorum. aynı otobandaydık ve birimiz birimizin yanından geçip gitti. hafızasızlığı, gurur saymanın adil yanı! . hangimiz süratliydik; önemi kalmadı. hangimiz daha özveriliydik; bunun da.. umarım mutlu olursun. bunu bir çöküntü anında da söylemiyorum. hiç kimse aldatmadı ötekini; yalnızca böyleydik işte! . yüzüme öyle bakma nefretle,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

benden uzaklaştıkça, bana ait olandan yakanı sıyırdıkça rahatlayacağını, herşeye yeniden başlayabileceğini sanıyorsun. kimbilir, doğrudur belki de! . adımın yaşamadığı, adımın özlemle anılmadığı yerlerde kime umut verebilirim ki zaten? romantizmin tehlikesi büyük! romantizmin tehlikesi büyük! romantizmin esrarı büyüleyici! romantizmin kanına girdiği insanlar bencil ve hırslı!
ben seninle birlikte yaşlanabilecek kadar erken yola çıkmayı istemiştim; maceramız uzundu çünkü. maceramızın tahakküm altına alınamayacak kadar mükemmel olması, donanımımızla ilişkiliydi. ynni, sen ne kadar sevecensen, ben ne kadar yıpratıcıysam.. o da o kadar mükemmeldi. özveri denebilir buna. evet, buna özveri demek beni mutlu ediyor. insan, özverinin çocuklara ad olarak verilebileceği bir dünyada tanımını kaybediyor. bu kaybedişteki kaosun ritmiyle çekiliyorum sana. sen bir mıknatıssın şeffaf ve ben, çekilirken sana içimdeki alelade metal parçalarıyla, kan şekerim düşüyor, ağzım düşüyor, ellerim.. en çok da ellerim düşüyor! . sakın ha üstüne alınma,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

ben seni kırmak için yaratılmadım. uzun zamandır seni planlıyorum haksızca; cezalandırılacak kadar mı yabancı, tanınmaz ve suç yüklüydüm? ! belki; seni çok yıprattığımın, bıraktığımın elbette farkına vardım, ama herşey mi benim aleyhte varoluşumla açıklanabilir? ! beni, başta sana olmak üzere kimliklere karşı saldırganlaştıran koşulları tek başıma ben mi oluşturdum? seni kaybettim. bunu biliyorum. seni kaybettiğimi sen çekip gitmeden önce de biliyordum. ortadaydı. bedel ve kefalet ortadaydı.. senin hakkında bir satır yazmamaya çalışmamın nedenini hiç düşündün mü? ! sana ait olanları içten içe koruma uğraşı mıydı sanki bu: kuşkusuz. hala da saygıyla ağlıyorum. büyük bir tesadüfe yenildim, büyük bir eksen kaymasıyla, sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan gibi,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

elbette kızıyorsun bana; belki en çok da bu zayıflığıma kızıyorsun: tedirginliğime, seni kaybetme endişeme, telaşıma, şaşkınlığıma, titreyişime, ürpermem, anlamlarını anlamamış kelimelerle yetinmeme, müzakerelerde bulunmama, buhranların yorduğu bir gençlik yaşamama, bilincimi sana yönlendirmeme, sürekli sürekli içmeme, kelimlerin kifayetsiz olma durumuna, vesaireye vesaireye.. inadıma öfkeleniyorsun. seni bırakmama, seni özgürlüğüne salmama hiddetleniyorsun. bu da aşk işte! bu da entrika! bu da soysuzlaşmanın, aşkın getirdiği dalaveralarla kendine kilitlenmenin başka bir çeşidi! peki anahtar nerede sevgilim? ! peki anahtarın üzerindeki yivler kimin eseri? ! dur, dur, bağırma,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

bunlar da geçecek şüphesiz. seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki.. bir küsme, bir burulma biçimiyle gidişinin ardından şehrin gri cephelerine fevkalade ağır bir el bombası gibi düşen bunaltının bıraktığı korkunç acının unutulmasına kaç yüzyıl kaldı ki.. yaralandım. bütün noktalarımdaki nöbetçiler de yaralandı. çığrından çıkmış bir ayaklanma gibi ağlamakta yalnızlığım. bir gerçek aramıyorum felakete. bir bahne göremiyorum arkadaşlarımın beni teselli etmek için söyledikleri kelimelerin hanesinde. ama yokluğunu doldurmuyor sevda siyasetinin hançerleri. ama bilemiyorum yağmurun ardından artık hangimiz suçlanacak.. eğer hissediyorsan,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.

ben sende ardı arkası kesilmeyen bir korku sevdim. ben bir cüce çocuk sevdim sende sıska. şiddetli ve hayret uyandıran manevralarla kendi kanına olan saplantılı aşkını sevdim. o rutubet kokan loş yüzündeki kanalizasyonları, az kelimeyle kurduğun cümlelerdeki gizli soru işaretlerini, barlardan çatlak bardak gibi atılmayı beklemeni, serserice patlamalarını, yuttuğun toplu iğneleri ve bir film hilesi hissi uyandıran utangaç hasret pozlarını sevdim. dokunamadım sana. parmakuçlarım neşterdi çünkü. kırılan bir kemiğin sesiyle veda ederken,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: bdefnem üzerinde 16 Nisan 2007 18:15:20
Ya zamanından çok erken gelirim..
Dünya'ya geldiğim gibi,
Ya zamanından çok geç,
Seni bu yaşta sevdiğim gibi....

Mutluluğa hep geç kalırım.
Hep erken giderim mutsuzluğa..
Ya herşey bitmiştir çoktan,
Ya hiçbirşey başlamamış...

Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın,
Ölüme erken,sevgiye geç..
Yine gecikmişim bağışla sevgilim..
Sevgiye on kala,ölüme beş......




AZİZ NESİN


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: burak üzerinde 17 Nisan 2007 00:31:50
İstediğin Gibi Yaptım; Artık Kalbim Yok!

artık kalbim yok ağladığımda sana
düşündüğümde seni artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak
köpeğine
suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
ve bekledim batmasını
bekledim batmasını yanan bir gemi
nasıl ağlayarak denize dökülürse

istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni
arta kalmış bir kalbim yok!
YOK...



Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: asmunikal üzerinde 17 Nisan 2007 10:56:18
Kurt

Ah! artik benim de benzim sari,
Damar kanimi dolastirmiyor.
Hiçbir kiyiya ulastirmiyor,
Beni Sehrazad'in masallari.

Anlamiyorum dilinden artik
Geceyi saran güzelliginin;
Içim kör bir kuyu gibi derin,
Bir sey beklemiyor benden artik.

Susmak istiyorum, susmak bugün.
Susmak.. hiçbir üzüntü duymadan.
Büyük bir kus iniyor semadan.
Sükut, bu indigini gördügün.

Artik tirtillari beslemiyor
Bahçemin orta yerindeki dut.
Basima kondu ebedi sükut.
Gün yeniden dogmak istemiyor.

Kusla oldumsa da senli benli,
Beynimi kurcalayan bir kurt var:
Anlamak istiyorum, ne yapar
Rüzgari bosalinca yelkenli?


orhan veli


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 17 Nisan 2007 16:50:13
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde
hissetmek. Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda
boş  yere
saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek.
Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.
Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan
yana...
Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.
Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek...
Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak...
Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin
her
mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz
duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.
Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.
Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.
Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki.
Olsaydın avuçlarım terlemezdi...
Isırmazdım dilimin ucunu...
Özlemezdim seni yanımdayken...>
Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten.
Islanmazdım yağmurlarda...
Yıldızlara aya dert yanmaz,
böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten
ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...
Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Can YÜCEL


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 17 Nisan 2007 20:34:35
vazgeçtiğini nasıl sustun bana....
beceriyordun işte
başarısız bir becerişti bu....
 
susuyordun bana...
adını söyledikçe susuyordun....
mecburdun buna....
Artık diyecek lafım kalmamıştı sana karşı...
düğümlenmişti işte sözcüğün kattetiği bütün yollar...
ben o düğümleri çözmek için savaşıyordum
senin hayalinle:!!!
ama sen o sırada bende değildin.....
zaten bende hiç olmadınki sen....
 
içimdeki seni öldürmeye çalışıyorum
ve
bu benim ilk cinayetimde değil....
 
ama neden daha öncekiler bu kadar acı ve ızdırap vermemişti bana....
anlamalardayım yine...
bu kez kalemlerimiz tükenmesin....
anlayalım herşeyi.....
 
hayatımda silinmeyecek izler bırakn olaylar:
yine birilerini alıyordu benden....
 
ve benim ellerim yine bağlıydı....
dedimya bu sefer kör düğümdü bu bağlar.....
ve işin kötüsü çözmek için uğraştığım,savaştığım
tek bağlardı bunlar....
 
 
ellerini:
ellerimin arasından çekip alman
neden o kadar zor gelmişti bana....
ve bir o kadarda istekli......
tezatlık bumuydu.....
 
son bir sarılış istiyordum senden...
son kez.....
eğer sarılsaydın son olurmuydu acaba....

olmazdı ki...!!!

nasıl bırakacaktın beni....
 
korktun......
hemde çok.....
içine almandan korktun beni....
ve içlerimizi acıtmaktan.....
 
bundan daha fazla acıtabilirmiydinki içimi....
 
 
en büyük acıyı sunmuştun bana...
senin yerine bütün acıları çekmeye razıydım....
 
ama sen bana sadece acı bıraktın.....
 
 
sonsuz acılar....
kapanmayan acılar....
derin acılar....
yerle bir acılar
......
 
ne zaman yorgun çaresiz ve umutla bakan
gözlerin gözümün önüne gelse
işte o zaman ağlarım......
 
kendim için ağlamayacak kadar
kendime
kızgınım öfkeliyim.....
 
bir şeyi merak ediyorum
daha kaç gece sürecek bu gözyaşları
daha kaç kere gelevera deresini dinlerken....
gözlerim
içim
kalbim
kan ağlayacak..........
 
daha kaç gece nefretinde boğulacağım


ve ben gene bilmiyorum.........
 
 
 
dina(tsira) ekim 26-2006



Uuzun soluklu bir hayat paylaşımından arda kalan son dizelerdir...


dostlukla...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 17 Nisan 2007 20:36:57
Çığlığımın sessizlikte boğulmasıydı...
kelimelerimin,
birer
birer
boğazımda sıralanıp
düğümlenmesi.....
acı
duyuyordum
her yutkunuşumda....

duvarlar örmüştün aramıza...
o duvarların arkasında,
hislerini körelterek
bana karşı nefretini biriktiriyordun....
bu sefer daha keskindi nefretin....
ayazda nefes alışı kadar keskindi...

bense:
o duvarlara yasadışı sloganlar yazıyordum....
sana dair...
bir anarşistin,
bir gözünden aşkı tarif edercesine...

ruhuma sızıyorsun....
ruhuma sızdığın yerden
kanamaya başlıyor
hislerim....
sen
ruhuma sızdıkça
kanıyorum....
ve sen
ruhuma sızdıkça
ben öldüm...



tsira(dina) kasım 8 2006


tozlu bir anının buruşturulmuş sayfa kırıntılarından bir demet acıdır..


dostlukla...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: Berkant üzerinde 17 Nisan 2007 20:42:20
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz
Havası ayrı hava

Nerde gördüklerim nerde o beklediğim
Rengi başka tadı başka
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığımdan uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince,dalın yüksekliğince rüzgarda
Ve bir yeni ömür vardığın çimen yeşilliğince

Can Yücel

-

SESSİZLİK 
Biz o kadar ağladık ki beraber, 
Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik. 
Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik 
Yavaşça alçalarak, yavaşça bizi dinler.

Etrafta kalan sesler kesildi birer birer. 
Hatırlamaz olmuşum, her şey uzakta, silik. 
Yalnız senin vücudun... Ah içte bir içimlik 
Bir su gibi ellerin avucumda serinler.

Vücudunun gölgesi bak yerde gölgemle bir, 
Yeni bir nefes gibi sessizlik göğsümdedir. 
Sessizlik içerime doluyor yudum yudum.

Dolu bir yelken gibi göğsümde genişleyiş, 
Ve öyle için için, ve öyle geniş geniş. 
Ben hiç bir şey duymadan, ben yalnız seviyorum.

Ziya Osman Saba

-

benim için özel iki şiir, paylaşmak istedim.
herkese merhaba bu vesileyle.


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: bdefnem üzerinde 19 Nisan 2007 16:50:45
GUC ILE CESARET ARASINDAKI FARK

Kati olmak guc ister
Nazik olmak cesaret

Savunmada olmak guc ister
Kalkanlari indirmek cesaret

Ustesinden gelmek guc ister
Teslim olmak cesaret

Bir yere uyum saglamak guc ister
One cikmak cesaret

Bir arkadasin acisini hissetmek guc ister
Kendi acinizi hissetmek cesaret

Tacize dayanmak guc ister
Tacizi durdurmak cesaret

Sevmek guc ister
Sevilmek cesaret

Hayatta kalmak guc ister
Yasamak cesaret


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 21 Nisan 2007 02:36:05
Daha iyi anlıyorum artık..
En son odama bir enkaz yığını halinde çökerek girmemle başlamıştı odamdaki matemin beni içine çeken büyüsü...
aslında herşey tepetaslak olmamıştı ki hayatımda...
çünkü ne hayatım kalmıştı nede ^^her şey^^ elimde,
geçmiş yıllarımda,yanımda,gözlerimin taa içine bakan koskoca bir HİÇ vardı...
Ezilmişti yüreğim,dayanacak gücü bulamıyordum...
Sonra içimdeki geveze sessizliği dinledim...
Mutsuzluğun,yalnızlığın,ihanetin verdiği acılarıda yanıma alarak....
nereye gitsem gzölerimdeki  boşluk beni ele veriyordu
susmak istiyorum,yüreğimi parçalarcasına susmak ve hiç bir şey duymamak görmemek,
kalbimin atışını hatta nefes alışımı bile hissetmemek sonrasında....
odamda bir hüzün bulutu var sanki
her akşam beni karşılayan
ve fazlasıyla sardık!!!
beni yalnız bırakmıyor ve mutluluğa karşı kolluyor..
bütün enerjim,keyfim,planlarım odamın kapısının dışında kalıyor...
ve ben sadece uyumak istiyorum....
kimseye dokunmadan kimsenin soluğuna karışmadan....
rüyalarımda olsun istemem...
siyah-beyaz sürsün düşlerim...
yakalara takılacak resmim gibi....
aslında istemezdim soru işaretleri arkamda bırakmak ama....
cevapsız sorular var ceplerimde....
ve cevapları birer bıçak,kalbimi kanatan,içimi sızlatan......
varsın bende kalsın....
anladımki zamana bırakmak değil,zamanla bırakmamakmış doğru olan....
acıda olsa zamanı,zamanla beni bırakanlara bırakıyorum.....
--------kapı eşiğinde unutulmuş anlarımdan birisinde-----(tsira)-----------tarihsiz



dostlukla...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: swordlion üzerinde 27 Nisan 2007 01:01:45
     SEN YOKKEN

Sen yokken gittim
Korkularımın üstüne
Hiç ardıma bakmadım
Gümüş şiirler yazdım sen yokken
Çok yangın çıktı yüreğimde
Küllerini bile savurmadım
Irak denizlerin fırtınasıydım
Uzak iklimlerin sert rüzgarları
Kulaçlarken denizinde gurbeti
Kanlı savaşlarım,
Belalı sevdalarım olmadı hiç
Ama hep sustum,
Hep ağladım, hep yandım sen yokken.
Bekliyorum dönüşünü yeniden,
Bir gelsen,
Hayatın önünden alsan beni
Bir gelsen,
Sellerin önünden alsan beni
Bir gelsen,
Ölümlü düşlerimden alsan beni.

Çok durdum güneşe karşı bir başıma
Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin
Sen yokken,
Az dolaşmadım gönlümün kuytularında
Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda
Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında
Zifirlerinde sadece ben üşürdüm.
Hiç aldırmadım esen rüzgara
Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya
Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından
Ama bütün yangınlar beni yaktı önce
Hep ortasında kaldım vurgunların
Vurgun nedir ki? deme
Bir babanın serzenişi nasılsa öyle
Bayrakları indirilmiş,
Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken
Hep sustum,
Hep yandım, hep ağladım sen yokken.
Bir gelsen,
Yangınlardan alsan beni,
Bir gelsen,
Dünyalarımdan alsan beni,
Bir gelsen,
Şafaksız gecelerden alsan beni,
Ama ne zaman gelsen,
Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni.

Büyük üstad CAHİT KÜLEBİ'den


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 03 Mayıs 2007 19:00:00
Yasamaya Dair

Yasamak sakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yasayacaksin
Bir sincap gibi mesela,
Yani, yasamin disinda ve ötesinde hiçbir sey beklemeden
Yani, bütün isin gücün yasamak olacak.
Yasamayi ciddiye alacaksin,
Yani, o derecede, öylesine ki,
Mesela, kollarin bagli arkadan, sirtin duvarda,
Yahut, kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleginle bir laboratuvarda
Insanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmedigin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamisken,
Hem de en güzel,
En gerçek seyin yasamak oldugunu bildigin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksin ki yasamayi,
Yetmisinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalir diye degil,
Ölmekten korktugun halde ölüme inanmadigin için,
Yasamak, yani agir bastigindan.
1947
Diyelim ki, agir ameliyatlik hastayiz,
Yani, beyaz masadan
Bir daha kalkmamak ihtimali de var
Duymamak mümkün degilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de gülecegiz anlatilan bektasi fikrasina,
Hava yagmurlu mu, diye bakacagiz pencereden,
Yahut da yine sabirsizlikla bekleyecegiz
En son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüsülmeye deger bir seyler için,
Diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
Yüzükoyun kapaklanip ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hinçla bilecegiz bunu,
Fakat yine de çildirasiya merak edecegiz
Belki yillarca sürecek olan savasin sonunu
Diyelim ki, hapisteyiz,
Yasimiz da elliye yakin,
Daha da on sekiz sene olsun açilmasina demir kapinin.
Yine de disariyla beraber yasayacagiz,
Insanlari, hayvanlari, kavgasi ve ruzgariyla
Yani, duvarin arkasindaki disariyla.
Yani, nasil ve nerde olursak olalim
Hiç ölünmeyecekmis gibi yasanacak...
1948
Bu dünya soguyacak,
Yildizlarin arasinda bir yildiz,
Hem de en ufaciklarindan,
Mavi kadifede bir yildiz zerresi yani,
Yani, bu koskocaman dünyamiz.
Bu dünya soguyacak günün birinde,
Hatta bir buz yigini
Yahut ölü bir bulut gibi de degil,
Bos bir ceviz gibi yuvarlanacak
Zifiri karanlikta uçsuz bucaksiz.
Simdiden çekilecek acisi bunun,
Duyulacak mahzunlugu simdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"yasadim" diyebilmen için...

Nazim Hikmet


Dün geceden itibaren okudum durdum....





dostlukla....


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Mayıs 2007 20:16:38



SESSİZ GEMİ

Artık demir alma günü gelmişse zamandan,

Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Bîçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!

Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.








benimde ilk aklıma gelen şiir bu olmuştu...


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: tsira üzerinde 04 Mayıs 2007 23:15:28
Öylesine bir zaman diliminde gecen zamanda özet şeklinde sunduklarımdır.....

08/08/2006

Olmaz dedin..
Yapamayacağını söyledin....
Önce gözlerim düştü avuçlarına sonra gözyaşlarım..
Sen gittin...Bense ardın sıra ölmeye devam ettim...

09/08/2006

Gece nasil bitti bilmiyorum..Bildiğim sadece yokolup sessiz çığlıklarda varolmaya çalışma çabalarımın olduğu...
Ve sonra durup durup düşmeler...
Mesaj bekledim senden...
Gelmedi...Sustum....

10/08/2006

Seni bekliyorum gözyaşlarımı bıraktığım yerde..Üşüyorum ben..
Seni beklerken bulamıyorum seni
İçimde bir el bombası patlıyor
yoksun.....
Hani öğretmenini bekleyen yaramaz çocuklar gibi bekledim seni...
Usulca...arkamı dönüp uzaklaştım....

11/08/2006

Özür diliyorsun...Gelemediğin için
İçim acıyor...Susuyorum...
Beni beklediğini söylüyorsun...
Ama sen uzaksın....Sesin uzak...
Çığlıklarım bana uzak....

15/08/2006

Elele yürüyoruz...
Sen ağız dolusu gülüyorsun
Başımı yere eğiyorum
Kaldırımda sekizyüzüncü metre yazıyor...

16/08/2006

Berbat bir yerin en güzel yerindeyiz
Odandayız...
^^Gayret et güzelim çalıyor^^
Sımsıkı sarıldığını söylüyorsun bana...Hissedemiyorum...
Kokunu emanet alıyorum...

22/08/2006

6 gündür yıkanmıyorum
Kokun üzerimden çıkmasın diye

23/08/2006

Ne çabuk girdin hayatıma
elini kolunu sallayarak
Düşünüyorum bunu
Sırtımda 21 yıllık toz var....

24/08/2006

Oda sanki soğuk
Olsun sen ısıtıyorsun

25/08/2006

Korkuyoruz...
İçimiz ürperiyor...Her gözgöze geldiğimizde...
Korkma diyorum...Usulca gözlerinle beni öpüyorsun...

26/08/2006

Ellerin...
O incecik ellerin
Ayrılamamki ellerinden bir yere...

27/082006

Odamdayım
Tek başımayım
Yine seni düşünüyorum...
Gökyüzünde bir yıldız arıyorum...
Bulamıyorum..

28/08/2006

Özlüyorum seni....

29/08/2006

Seni kendisine bayramlık alınmamış Piç çocukların hüznü ile seviyorum

30/08/2006

Seni soluyorum

02/09/2006

Otogardayız...Gidiyorsun...Yüreğime basabasa
Çığlıklarımla uğurluyorum seni...
Uzun uzun baktım sana
^^SENİ seviyorum^^ Demen için
Demedin
Gittim...
Seni seviyor muyum?
Seni düşündükçe içim içime sığmıyorki....

03/09/2006

Küçücük bir kibrit parçasının
koca bir ormanı küle çevirmesi gibiydi...

04/09/2006

Seni soluyorum
Seni özlüyorum
Seni yaşıyorum
Fakat
Sensiz yaşıyorum

05/09/2006

Senden bana kalan
Biraz Hüzün
İki damla gözyaşı
Ve
Bolca özlem

06/09/2006

Kısacık bakışlarındı beni sana bağlayan...
Zaman seçim bilmezki....

07/09/2006

Vurdun kanıma girdin
Ruhumu teslim aldın
Kabulümsün

08/09/2006

Nerde kaldın bunca yıl
Sana büyük acılar biriktirdim
Sana büyük acılar biriktirdim Çünkü
Büyük mutluluklar yaşamanı istiyorum

09/09/2006

Şu soğuk yatak yerine
Kollarında olsaydım
Üşümezdim o zaman
değilmi?

10/09/2006

Gökkuşağından merdiven yaptım kendime...
Göğe çıktım
Düştüm...
Ama sen bilmiyorsun

11/09/2006

Kapı eşiğinde düşürülmüş bir ^^an^^ım sadece...

12/09/2006

Sigaram,içkim Birkinim bitkin
Kaç gündür oruçtayım
Artık ağlamam lazım


13/09/2006

Seni seviyorum

14/09/2006

Sensizlik konuşuyor artık ardın sıra...


*************************************tsira********************




dostlukla...



Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: eternal üzerinde 08 Haziran 2007 15:46:33
ERKEK DEDİĞİN

Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkasi tutamaz elimi böyle.
Rahat olacaksin yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek.
İnce olacak;seni senin kadar düşünecek.
Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek.
Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.
Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun icin varmişsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne
yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın
triplerine girmeyecek.
Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek.
Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık
verecek.
Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak. Ruhunu okşamasını bilecek.
Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek.
Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.
Kayıtsız olmayacak senin bütün zerafetine karşı.
Gerçekten seven bir kadin sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın
karşılığında küçük bir tatli söz, kisa bir mesaj, bir cagri bile onu
mutlu edebilir.
Erkek dedigin butun bunlari cebinden para harciyormus gibi cimrilikle yapmayacak.
Ben aranmayi, cok aramayi sevmem demeyecek.
Her sey kendi istedigi gibi olsun istemeyecek.
Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum
olmayacak.
Cesur olacak cesur.
Seni seviyorum derken korkmayacak, baska seylerin arkasına gizlenmeyecek.
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa
gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.
Erkek dediğin aşkına sahip çıkacak.
Korkak olmaz erkek dediğin.
Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu
iş bitse demeyecek.
Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.
Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve
zayıf değildir.
Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki!
Öpüşün tek sebebi şehvet değildir.

Erkek dediğin aldatmayacak.
Aldatmak basitliktir.
Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dediğin.
Aldatiyorsa sevmiyor demektir.
Erkek dedigin yakışıklı olacak, cekici olacak ama bundan çok daha öte bir sey...
Zeki olacak.
Kadının küçük yalanlara,bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek.
Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak.
Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasini bilecek, o hamura kendisini katmasinida.
Değerlerini bir anlik hevesler uğruna satmayacak.
Namussuzluğunu,ahlaksizlığını ancak ve ancak seninle yataktayken
kullanacak.
Yan gözle hatun kesmeyecek, üstüne sevgili edinmeyecek.

Erkek dediğin önce sevecek.
Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez.
Bir bakarsin ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne topraga... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alip sevismesini de.

Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi,vefakarligi,fedakarligi...
Erkek dedigin seni koruyacak, kusatacak.
O nerede olursa olsun seni koruyacagini bileceksin.
Pısırık olmayacak erkek dediğin.
Erkek dedigin erkek olacak güzelim.
Seni sadece sen olduğun icin sevecek.
Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.
Hem sevgilin, hem arkadasin, hem dostun, hem baban, hem cocugun olacak,huzurla bagrina basacaksin.

CAN DÜNDAR


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: static_x üzerinde 10 Haziran 2007 01:40:43
SENDEN KALAN TEK ŞEY...


durgunlugun içinde akmak derler ya;
ruhum adeta kıvranıyor yanımda olmayan varlıgınla;
ucsuz bucaksız gokyuzunde geziniyorum bombos adeta,
sözsüz bir şiir gibiyim kendimi anlatmak isteyen,
kelimelerim ise gözyasları senin karanlıgında,
zamanı geri alabilsem varolabilmek için aydınlıkta,
aklımda hiçbirşey yok,sana soylemek istediklerimden baska,
okadar yogun ki sana hissettiklerim,
ne soyleyecegimi toparlıyamıyorum aklımda,
biliyorum hiç bir ifade yetmiycek askımı sana anlatmaya,
gozlerimi kapatıp aglamayı tercih ediyorum,
sozlerimi yutup anlamsız kalmayı yegliyorum,
artık hiç birşey dusunmek istemiyorum
nasıl olursa olsun,dinlenmek istiyorum,
zamansız bir yolculuk istiyorum kendimle basbasa oldugum.
sana karsı sitemler bile yalan geliyor bana,
seni unutmak en zor sey su hayatta
geri alabilsem keske zamanı,
tekrar yanımda olsan,tekrar elini tutsam,
o gozlerine baksam,ruhumu dinlendirsen tekrar,
ama yoksun suanda hayatımda,
benimde yokluktan farkım yok bu zamanda,
bir tek sen vardın,
bir tek sen varsın,
bir tek sen olacaksın hayatımda,
vazgecmiyecegim senden yasamım boyunca,
senin askınla olmek bile mutluluk verecek bana,
cunku bu senden kalan tek sey avuclarımda...

YAŞANMIŞ HERŞEYİN ANISINA....


KENDİ ŞİİRİM....


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 26 Temmuz 2007 00:09:32
şimdi başka bir solukla uyur gece
bütün saatler kırık
ışıklar körse
kemanlarda param parça bir hicaz

bambaşka bir gerçek bu yaşadığım
senden önceki gerçekten
bütün kapıları çaldım bu kentte
yoktun sen!

hayalet gecelerin karanlığında
bir ay kaldı
bir de ben
örttü yıldızları ayrılık sisi
kanadı kırıldı gülüşün
ıssızlığa terkedilmiş kayıklar gibi
çaresiz kalmışım senin dışında
kalan yarısının peşinde kavrulmak benimkisi
en güzel yerinden yırtılan düşün...

sen benim yağmurlarımı alıp gittin
bu beton ormanında
öksüzüm sonsuza dek
ne bulutlar silebilir yüzümdeki kederi
ne yere-ne göğe hasretim sığar
her gün biraz daha parçalanırım
geceler içime karanlık yığar
iklimsiz kaldım işte
kimliksiz kaldım
gelmezsen içimde bu yangın sönmeyecek
kurur her solukta birazcık daha
kendi yağmurunu yitiren yürek ...
(alıntıdır)


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 11 Eylül 2007 17:12:26
EYLÜL AKŞAMI

Bu eylül akşamında
O güzel deli gözlerini
Görebilmek için canımı verirdim
Nerdesin nerdesin
Nerdesin nerde

İçim dışım ızdırap
Bir çıkış yolu bilmiyorum
Bana dönmen için
Canımı verirdim
Nerdesin nerdesin
Nerdesin nerde

Her akşam fırtına kar yağmur
Gezdiğimiz yerlerde
Her akşam uğruna ağlıyorum
Sen hiç bilmesen bile
Ruhumdan ayrılığını koparıp
Unutmak istiyorum seni
Unutamıyorum

erhan güleryüz


Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME....
Gönderen: eternal üzerinde 07 Kasım 2007 01:35:16
Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmiş iki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini
Kokuşmuşluğunu
Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!

Bilmiyorum
Dudakların nasıldır.
Sıcak mı ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu
Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına,
Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

Bir insanı sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar
Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi
Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar
Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.

Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana ,anlatamam.
Çünkü seninle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.
Seninle
Hiç aynı yatakta coşmadım ki!
Sen bana /yalnızca
Ve sadece
Kahpe sensizliği sor
Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.