|
Konu Başlığı: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 03 Ocak 2007 17:53:45 SUSARAK
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş.. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.. Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz.. Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde.. Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik... Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.... Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor... Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ... Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ..... Aziz NESİN dostlukla!!! Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:05:05 İSTANBUL
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm. Sonra âlem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak. Sonra âlem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak. Mevsimler ne çabuk geçiverdi Unutmak, unutmak, unutmak. Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti, Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti, Yine kamyonlar kavun taşır Fakat içimde şarkı bitti. Cahit KÜLEBİ Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:15:29 BAHAR VE BİZ
Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden Rabbim ne güzel çıldırır. Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak; Sevincinden titreyerek. Yılda bir kere kendini verir toprak Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan Rabbim ne güzel yarılır. Biz de bir kere sevinebilseydik. Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya. Kimbilir belki bir gün sulh olunca Biz de deliler gibi seviniriz, Ağaçları ve baharı taklit ederiz Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri Renkli ampuller asarız pencerelerden Kimbilir belki bir gün sulh olunca Biz de çatır çatır çatlarız binbir yerimizden Ağaçlar gibi. Bedri Rahmi EYUBOÃLU Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:16:02 Dedikodu
Kim söylemiş beni Süheylâ'ya vurulmuşum diye? Kim görmüş, ama kim, Eleni'yi öptüğümü, Yüksekkaldırımda, güpegündüz? Melâhat'i almışım da sonra Alemdara gitmişim, öyle mi? Onu sonra anlatırım fakat Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? Güya bir de Galataya dadanmışız; Kafaları çekip çekip Orada alıyormuşuz soluğu; Geç bunları, anam babam, geç; Geç bunları bir kalem; Bilirim ben yaptığımı. Ya o, Muallâ'yı sandala atıp, Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi? Orhan Veli Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: Vogue üzerinde 09 Ocak 2007 20:19:11 Eskiler Alıyorum
Eskiler alıyorum Alıp yıldız yapıyorum Musikî ruhun gıdasıdır Musikîye bayılıyorum Şiir yazıyorum Şiir yazıp eskiler alıyorum Eskiler verip Musikîler alıyorum Bir de rakı şişesinde balık olsam Orhan Veli Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: muratvrc üzerinde 16 Ocak 2007 20:01:08 SAKARYA
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya: Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir: Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat: Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne? Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine: Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur. Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük? Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!.. Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan: Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan! Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu? Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna? Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya. Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su: Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek: Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz: Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz! Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya: Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! Necip Fazıl Kısakurek... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: DeMoNiC üzerinde 16 Ocak 2007 21:35:02 Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. nazım hikmet ran... büyük şairi tekrardan saygıyla anıyorum Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 18 Ocak 2007 16:29:05 Özlem'ime.....
özlem özleyeni saniye saniye kanatırken ve milim milim sararken acaba.. özlenen gözleriyle kimi sarıyor... ************tsira(dina)aralık27 2006 03:03 DOSTLUKLA!!! Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 22 Ocak 2007 01:29:57 seni aramıştım
uykusuzluğun orta yerinde sesin geç geldi yankılandı.... içimde yarattığın boşlukta.... sen telefonu kapadın bense yüzümü kapadım . . . . . . . . (kocaman sessizlik ve sensizlik sponsor olmuştur bu kısıma) . . . . . . . sebepsizce..... . . içimde yalın ayak ve özlemimi ezercesine koşuşturan gölgelerindi.... bir yerlerden ruhuma sızmıştın yine cinayetler işlerken buluyorum kendimi cümlelerimi anlamsız soru işaretleriyle öldürüp kendimi ihbar ediyordum içimdeki sert ünlemlerime ve gelmeyişlerine ^^idamın gerekli^^ bunu söylerken yakalıyorum anlamsız bakışlarını dokunmak sarılmak istiyordum sana oysa ^^son bir arzun varmı^^diye sormadan öylece boşluğa asıyorum kendimi ve seni ve bizi yarım kalmışlığın tükenmişliğiydi serzenişlerim -iz ve bu zamansız idamlarım........... . . . . . sadece hiç ... *********************tsira(dina) ocak 13 2007***05:33 fonda stratovarius_coming home çalarken.... DOSTLUKLA!!!! Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 22 Ocak 2007 01:35:44 vur_dun...
acısı gözlerimde cümlelerimde asılı kaldı... geçecek dedin acısı gecmedi.... Öyle ağır konuştunki kaldıramadım kuracağım cümleleri.... Zor geldi saniyelere sığdırdığım gülüşler... ********tsira(dina) aralik 12 2006***01:40 Artık kendi şiirlerimi yayınlarım bu sayfada ;D DOSTLUKLA!!! Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: esragraf üzerinde 06 Şubat 2007 21:40:55 KİMİ SEVSEM SENSİN
her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet sarışın başladığım esmer bitiyor anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli dudakları keskin kırmızı jilet bir belaya çattık / nasıl bitirmeli gitar kımıldadı mı zaman deliniyor kimi sevsem sensin / hayret kapıların kapalı girilemiyor * * * kimi sevsem sensin / senden ibaret hepsini senin adınla çağırıyorum arkamdan şımarık gülüşüyorlar getirdikleri yağmur / sende unuttuğum hani o sımsıcak iri çekirdekli senin gibi vahşi öpüşüyorlar kimi sevsem sensin / hayret in misin cin misin anlamıyorum ATTİLA İLHAN Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: esragraf üzerinde 10 Şubat 2007 23:51:23 BULUT MU OLSAM
Denizin üstünde ala bulut yüzünde gümüş gemi içinde sarı balık dibinde mavi yosun kıyıda bir çıplak adam durmuş düşünür. Bulut mu olsam, gemi mi yoksa? Balık mı olsam, yosun mu yoksa? .. Ne o, ne o, ne o. Deniz olunmalı, oğlum, bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. NAZIM HİKMET Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 10 Şubat 2007 23:56:42 suyun korkusu gelevera deresi
kazım koyuncu'ya bir gözü kapalı itecekmiş gibi bir el korkuyorum boşluklara sızdığın yatağımdan bu kaçıncı deniz geçtiğim aynada kendime bakmalarla yorgunum yüzümde hüzünler yüzüyor eriyorum zaman azalıyor koy verme kendini iki otuzüç kaynaktan aldığın su bugün sonsuz oldu hey gidi hırçın denizin çocuğu “hiç mi duşunmedun sen....” * senin peşinden akacak suları üç geceyi güne günü geceye karıştırmaktan sonsuz suların boşluğunda nice yürekleri yatağından almış bir bardak çayın buğusu su kırıldı aynam çürüdü şimdi bütün yollar şimdi bütün dereler şimdi bütün sular sessiz dört hüzünler gözlerimde akarsu önce saçlarını kalbine gömdüm kimse görmesin suyum buharım sakın üşüme beş kalbinin kırıkları avuçlarımda gitmemden korkuyordun ama yorgun kuşun kanat seslerinde karanlık karanlık gece “koy verdun gittun beni...” * altı bu yolları sen seçtin senin tadından habersiz senin şarkılarınla ağlayan kanserin çaresiz anneleri mendraleşen ma lazuri gemabirs** ahmet gök * Kazım Koyuncu Gelevera Deresi,Anonim, Hayde Albümü,Metropol Müzik. **”Uzaklardan bana Lazca şarkı söylüyor” Sarpi Meloni-Sarp Ötesi, Xasan Helimişi, Kazım Koyuncu Viya! Albümü, Metropol Müzik SU ŞİİRLERİ "aşkın su hali" kitabından. Kül Sanat 2006 dostlukla... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: muratvrc üzerinde 18 Şubat 2007 21:37:34 alın bi şiirde benden o zaman:
sevmek zamanı bir türlü tutturamadım şu sevmenin zamanını ya ben sevdim zamansız ya tüm saatler ayarsız... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: gravis üzerinde 25 Şubat 2007 00:16:27 HOŞÇAKAL
siyah beyaz tuşlarında piyanomun seni çalıyorum şimdi çaldıkça çoğalıyorsun odada sen arttıkça ben kayboluyorum seni doğuruyorum geceye adını koyuyorum aya bakarak her şey sen oluyor her yer sen ben ölüyorum sesini duyuyorum rüyalarımda gözlerimi kamaştırıyor ışığın rüzgar sen gibi dokunuyor bana ben doğuyorum duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç dokunmuyorsun bana sen gibi bir şimşek çakıyor tam kalbime düşüyor yıldırımı ben gidiyorum ÖZDEMİR ASAF Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: gizzem üzerinde 02 Nisan 2007 01:34:37 NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN
ONU YAŞA Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki, Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki, Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem kızdım hem güldüm halime, Sonra dedim ki "söz ver kendine" Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin, Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin, Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin. Öyle bi hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım Öyle çok değerliymiş ki zaman, Hep acele etmem bundan, anladım Nietzsche Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 00:42:26 SENİ İÇİMDEN TERKEDİYORUM
Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp Seni içimden terk ediyorum Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terk ediyorum Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda "Ya öldür beni"dedim Ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yârini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 00:54:17 SEVİYORUM!!!
Seni seviyorum diyebiliyorsam Bu sende bütün insanlığı , Bir anlamda bütün canlı olan herşeyi, Ve yine sende kendimi seviyorum demektir Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen , Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen , Sevenlerin mumudur sevgi , Eriyip de hiç bitmeyen. Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi... Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, Belki seversin diye Her akşam seni düşünürüm yıldızlara bakarak Ama milyonlarca yıldızın yerine seni tercih ederim Hep kalbimin tek hakimi olarak.... İçim o kadar senle doldu ki... İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum Sen dünyaya sürgün bir meleksin Ve ben seni o kadar çok seveceğimki Bir daha cennetine dönemeyeceksin Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde, Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar , Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var. Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 01:06:37 BÖYLE BİR SEVGİ...
Hani bir şarkı duyarsın, Hani için geçer biraz, Karamsarlaşırsın, hüzünlenirsin biran, Ağlamak gelir içinden, ağlayamazsın bir türlü. Benimkisi böyle bir sevgi. Amaçsız, çaresiz, sonsuz... Unutmak yok, unutabilmek yok! Geceler bitmek bilmeksizin güneşler doğar, Yapamazsın onsuz, yapamazsın tek başına, Yalvarırsın tanrıya binbir umutla... Beklersin günlerce gelir diye, ama olmaz, gelmez! Benimkisi böyle bir sevgi. Alışırsın zamanla yalnızlığa, Alışırsın acılara, karanlığa. Öğrenirsin kimin dost olduğunu, İzmaritlerin mi, şişelerin mi? Bulursun çareyi kimsesiz parklarda, Sessizlik ve soğuk dert ortağın olur. Kaçmak gelir aklına uzaklara, çok uzaklara. Yapamazsın bir türlü gidemezsin, Benimkisi böyle bir sevgi. Hem lanet eder, hem de taparcasına seversin. Görünce saklanır, görmeyince çıldırırsın. Kaybettiğini anlamaz, yenilgiyi kabullenmezsin. Ve beklersin gecelerce, gelmeyeceğini bile bile... İstersin onu, yalvarırsın tanrıya, Sevmeyeceğini bile bile. Benimkisi böyle bir sevgi Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Nisan 2007 01:28:07 GİTME KAL DİYEMEDİM!!!
Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim uzun kara trenler alıp götürdü seni hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim bütün insanlar ağladı sen giderken. bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu bir ben ağlamadım inanki, bir ben ince bir duman gibi kaybolup gittin oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha sensiz yaşamayacağımı, sana aşkımı anlatamamıştım gitme kal, giden ben olayım gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim arkanı dönüp giderken hıçkırıklar düğümlendi boğazıma kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim ardında ağlayan bir çift göz paramparça bir yürek ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım ama gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu bir çocuk üşüyordu elleri cebinde dalında bir gelincik ağlıyordu bir dağ yanıyordu içimde gitme, gidersen baharda git sonbaharda gitme yapraklar düşmesin ardında diyemedim kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gitme kal diyemedim ... bir rüzgara açarım şimdi kalbimi bir de sulara alıp getirsinler diye sevgimi sana bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde bir yudum hasret oldu döküldü gözlerimde tane tane gittin, bir tren garında ömrümü rayların arasında götürdün oturdum bir köşede öylece ağladım, kahroldum bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi diyemedim dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi suları çekildi canağacımın asitli yağmurlar döküldü dallarıma acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece gözlerime kan oturdu ey yar!.. her gece bekleyişler öldürür beni gelmeyişler bir de eriyişler hasretinden her gece ah! gurbet ah! sen olmasaydın ayrılık olmasaydı hasret olmasaydı ben olmasaydım sen olmasaydın aşk olmasaydı kahrolmasaydım... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 04 Nisan 2007 01:17:56 VAZGEÇTİİİİİİİİİİİM!!!!
Vazgeçtim artık seni sevmekten Uğruna günlerce yaş dökmekten Bir şey olacak diye üstüne titremekten Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim Sevdan olmaktan, yalan sözlere kanmaktan Bir mendil misali buruşup atılmaktan Gel dediğinde gelip, git diyince gitmekten Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim Gülmem gerekirken, ağlamaktan Sarhoş misali sağa sola savrulmaktan Bos yere hayal kurmaktan Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim Seversin diye ümit etmekten Savrulup gelmeni beklemekten Yok yere kendi kendimi yıpratmaktan Vazgeçtim yalan sevdam, vazgeçtim eLveda Sevdasina Kandigim ELVEDA.... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 04 Nisan 2007 01:20:15 Şiirlerin kime ait olduklarını yazarsanız rezmi mercilerle başımı belaya sokmamış olursunuz ;)
dostlukla... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 04 Nisan 2007 01:58:47 içinde sen olan herşeyi sevdim......
Harfleri sevdim adını oluşturan Kelimeleri sevdim senli harflerle oluşan Cümleleri sevdim öznesi sen olan Ve hayaller kurdum İçinde binlerce senli cümleler olan Kurduğum hayalleri sevdim sonra içimi seninle ısıtan Yanmaları sevdim senli hasretlerden Hasretleri sevdim seni özlemekten Özlemeleri sevdim seni beklemekten Ve beklenenin sen olduğu Hastane bahçelerinde beklemeleri sevdim Her beklemenin ardından Gözlerimde gülüşünü sevdim Evet.. Gülüşünü sevdim gülleri andıran Gülleri sevdim yüreğin gibi olan Yüreğini sevdim kadın gibi kadın olan Kadınlığını sevdim mevsimleri andıran Mevsimleri sevdim eylülleri doğuran Eylülleri sevdim seni bana tanıştıran Gözlerini andıran yıldızları sevdim her gece bana bakan Birtek geceleri sevmedim...içinde sen olmayan. Emin Akduman Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 14 Nisan 2007 00:19:11 Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım Ve kendime bir çiçek aldım Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm Ama her gece gibi Dün gece de yalnızdım Ve kendime bir çiçek aldım Bir saat geri alınmış saatler Ben geri almadım Ve bir saat daha yalnız kalmadım Bir masaya oturdum İki çay ısmarladım Ben içtim Sen soğuttun Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum Çok dert etmedim Çünkü yoktun Dün gece yine yalnızdım Rahat ağladım Yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı Ve lambaları hiç karartmadım Dün gece Her gece gibi yalnızdım Sokağa çıktım Ve kendime bir çiçek aldım Sen sandım Koklamadım Uğur Arslan Konu Başlığı: Siir-->Küçük İskender (Derman İskender Över) Şiirleri Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 02:44:13 Hüzünde kirildim
Masum suda kirilan hinzir isik gibi. Geçtim içinden hastalarimla salgin acinin. Bahara dogru cehennemi gördüm Emrivaki, duru, hasbelkader yariuykulu Zebanilerin kemikli ayakparmaklarinda. ölüme sorarsaniz: yalan! Ben yalnizca/kendimi uydurdum Konu Başlığı: Ynt: Siir-->Küçük İskender (Derman İskender Över) Şiirleri Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 02:49:45 Ağır Bir Parfüm Reveransı Senden Sonraydı.. hayvansız kalmış bir orman gibi ağlamaklıydı kainat; Senden Sonraydı.. hangi dağda ateş yansa o yana ağlardı atlar, ve bir kartal bir kartala dayıyorsa başını aşk çağrıldığı her randevuya geç kalmış demekti! Senden Sonraydı.. gökyüzüne teslim oluyordu ayışığı ah onun zarif parmaklarına dolanmış kuğular, ve kalbi delik bir melek sabahlıyordu yeryüzünde, ümit: kurugül çocuk! ümit: aksigül çocuk! hayat! beni ılık ılık esir al! diye bağırıyordum çakal karasında hançer nefesinde! çünkü bir insan ne sır verebilirdi ki gölgesine aşağı gölde kıyıya vuran genç nilüfer ağzında bir başka genç nilüferle Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: melek59 üzerinde 16 Nisan 2007 13:54:29 Aşkım; bana kalsa çekip gidicegim ama buna değermi,
Seni çoktan affettim ama TEKİRDAĞI asla, İnanki teksin sen benim bitanemsin yanımda yoksun alkole sebepsin, Resimlerin olmasaydı unuturdum belkide hatırlamazdım gülüşünü, Üzülürdüm herhalde, Denizleri, kendimi bile düşünmez oldum,ben hep senin kaldım; AMA SEN... kendi eserim bir ömür boyu sevecegim birine...(bitaneme) Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: melek59 üzerinde 16 Nisan 2007 13:55:30 Seni az sevmek bana yakışmazdı.Sırf bu yüzden seni çok sevdim ben,
Sebepsiz yere hiçbir gönülde yer işgal etmedim. Severken deli dolu olsun istedim yaşananlar Şarkılardaki gibi olsun istedim mutluluğumuz, Mutluluğumuz hep akıllarda kalsın istedim, Sadece huzur istedim, Amaaa senin ne istediğini bilemedim Bu şiirler, seni ne kadar çok sevdiğimin kanıtı olsun. Ne kadar adam gibi sevebildiysem o kadar yaşadım seni Yokluğun beni benden aldı,gittiğinden beri... bir ömür boyu sevecegim birine...(bitaneme) Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: melek59 üzerinde 16 Nisan 2007 13:57:54 Alt kattaki komşular bile rahatsız olmuşlardı, ölürken ruhumun bedenimden sessizce ayrılışına...
Şerefini bir kağıt parçasına satacak kadar adiysen, ben o şerefi satın alacak kadar asiyim... bunlar hayatımda hiç unutamıycagım birine affetmiyecegim birine Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: eternal üzerinde 16 Nisan 2007 18:05:47 23 Eylül 1945
O şimdi ne yapıyor şu anda şimdi, şimdi? Evde mi, sokakta mı, çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? Kolunu kaldırmış olabilir, hey gülüm, beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!... O şimdi ne yapıyor, şu anda, şimdi, şimdi? Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor. Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir, her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren sevgili, canımın içi ayaklar!... Ve ne düşünüyor beni mi? Yoksa ne bileyim fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi? Yahut, insanların çoğunun neden böyle bedbaht olduğunu mu? O şimdi ne düşünüyor, şu anda, şimdi, şimdi?... Nazım Hikmet Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: eternal üzerinde 16 Nisan 2007 18:07:00 Aşkın Radyoaktivitesi
Aşkı duydum mu bir başıma kalıyorum Kasıklarımı ovuyorum bir güzel En küçükleri var ya ayak parmaklarımın İlk peşin onları görüyorum. Bir çelik mavisi damar tam da çenemin üstünde Çoğu zaman gün ışığında seçtiğim Tıp tıp atıyor yüzümün kenarcığında Saçlarım kapkalın geliyor elime. Gündüzün, ama tam gündüzün oluyor bu iş Kirlerim, pis kokularım bellıyken iyice Soluyup dururken, birşeyler geçirirken aklımdan Uzanıp kalıyorum ta pencerenin dibinde. Yukarıyı düşünüyorum, bir aşağı katta oluşumdan Dört duvar, bir buz dolabı, naylona benzer bir gök Bütün o zehir gibiliği soğumus seylerin Anlıyorum bir aşk akımıdır dolanıyor üstümde. Durmadan aşklanıyorum ama hep böyle Karanfiller gibi taze omzum, dizlerim, ayaklarım Toplanıp gidiyor derken o deli fişek şey Gün gibi parlıyor tırnaklarım. Edip Cansever Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 18:07:41 Ben jiLetin öteki yanına yatıyorum sana iyi geceLer
PusuLarın üstünden gece vardiyaLarı ve rıhtım görüLüyor Üstündeki kan kokusu bütün cesetLeri buraya çekecek ÖyLe şehvetLi ki dudakLarını saran atmosfer DipLerine kömür çökmüş tırnakLarıyLa küçük serseriLer Senin eLLerinden kabusun matarasını kapacak ve İçindeki sessizLiği içecekLer Ben hüznün öteki yanına yatıyorum sana iyi geceLer Son tartışmamız oLsun bu yoksa beni öLdürecekLer UsuLca akan bir gözyaşı gibi sevişeLim de biraz, eğer istersen, Çok uzun yoLLarı aydınLatan benzin istasyonLarı gibi UykusuzLuğumuzu göLgeLesin aLkoLün dövdüğü saatLer Bak, yatakta ikimiz de ağLıyoruz; meseLemiz malum, aşk Üst kattaki komşu yine çocukLara su veriyordur HapLar da kayboLdu, esrar da, biLekLerimizdeki kesikLer de Havaya bir kuş at, ben onu yerdeki gözLerimLe vuracağım DudakLarın ne ki, oLsa oLsa şurdan üç beş adım Ben mezarın öteki yanına yatacağım sana iyi geceLer Aramıza bir hançer bırakacağım, beLki küfLü bir hançer Onun küfüyLe pasLanırken gizLi sakLı yaLnızLığımız Rüyamıza giren periLer İçimizdeki mutsuzLuğu içecekLer Ben intiharın öteki yanına yatıyorum sana iyi geceLer.. tapıLası insan .. Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 18:10:19 Ben Seni Seviyorum Bunda Bir Kasıt Yok
acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden, hüzün hastası bir hayvansın şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde ağır işkence görmüş şehirlerde saadetin zarif, adaletin ince. bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun kelimelerin karardığı peşin hükümlerde. şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle. gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun ruh yoksulluğunun harikulade iskeleti üzerinde. tutulamayacak yeminsin, yemin ederim, her insana gerçek aşkı öğretecek bir külfetin var ve alelacele asılmış bir çocuk militan gibi şaşkın ama onurlu bakıyorsun yükseldiğin gökyüzüne. ben seni ayakta alkışlıyorum hep ayakta alkışlıyorum seni ben yollarda yürürken alkışlıyorum sinemalarda, üçüncü sınıf oyuncularda alkışlıyorum .......... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... mutlaka okuyun Gönderen: burak üzerinde 16 Nisan 2007 18:12:58 dudaklarım gerisin geriye çekildi; ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü, korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı ve ‘hey bana bir şeyler söylemenin vakti geldi’ dediği zamanlarda bekledim seni; gözlerimi kapadım. bekledim. beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez kıldığını, hangi duyguların insanı hayata kazandırdığını, basite indirgenmiş hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait şarkılarla şahlandığını anlatamadım. evet, bilmiyordum. bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. sevişirken sözlük kullanıyordum hala. ama, seni seviyordum. ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum sana. sana yaklaşamıyordum. yasaklanmıştın adeta. çiğnemeye çalıştığım yasak olsan da, uzak dursan da, o korkunç şeklini korusan da, farketmiyordu hiçbir şey. küçük bir ateş. küçücük bir ateştin sen. sönmekten ürken bir ateş. bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş. aşkın mecali kalmamıştı. sessizce sokuldum yanına. acıyla irkildin. gülümsedim. gülümsememe anlam veremedin elbette. kimdi bu? ne istiyordu? tanımadığın biri. hatıralarını darmadağın etmeyi planlamış bir yabancı. fuzuli bir beden, karşındaki. usulca uzandım,
bir nedeni yok. yalnızca öptüm. kimi geceler penceremden uzayı seyrederim. uzayın adını ben koymadım. uzayın adını yıldızlar, gezegenler kendi aralarında kararlaştırmışlar. rahatlatır beni o. bütün yağmurlar, uzayın derinliklerinden gelip yağar diye düşünürüm. yağmurlar başka galaksilerden gelip yağar. romantizme uyum sağlamak için de değil. öyle. işin gerçeği budur. yağmurlar, bu dünyaya ait sanma. bembeyaz bir yalnızlığın olmalı senin de. lekesiz bir yalnızlık. lekelenmeye müsait bir yalnızlık. tedirginliğini buna bağlıyorum seni seyrederken. pişmansın. pişmansın kapıp koyveremediğin için sanki. elinde olsa, avaz avaz bağıracaksın sokaklarda. ‘neyim ben? ! ’ diye haykıracaksın. olmuyor tabii. olmuyor. sıyrılır gibi lüzumsuz bir yerden, sıyrılıp kendi affına sığınıyorsun. beni anlayacağın günler gelecek. beni de göreceksin. benimle tamamlanacak bir şeye benziyorsun çünkü. korkma lütfen, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. çocukluğumdan söz etmek isterim sana, eğer sıkılmazsan. bir gün otururuz evde, ben sana hayatımı anlatırım dakika dakika. kaç yaşımdaysam, o kadar yıl sürer konuşmam. çay pişiririz. çaydanlığa su yerine votka koyarız sen dilersen. sonra da sen anlatırsın: sevdiğin filmleri, sevdiğin parçaları, sevdiğin canlıları, sevdiğin... hep sevdiğin şeylerden konu açarsın. ben sıkılmam. ben seninle sıkılmamayı seni ararken öğrendim. seni hayal ederken keşfettim sıkılmamanın azametini. bir insan, bir insanı sıkamaz. bir insan canı isterse sıkılır. hacimler açarım sana içimde, dolman için, oraya akman için. hacimler açarsın bana; çağlayarak gelirim. endişelenmen gereksiz, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. olması gerektiği kadar fedakar biriyim aslında; daha fazlasını umma açıkçası. endişelerim, ideallerim, halletmeye çalıştığım meselelerim var. başkalaşmaya çalışıyorum. gözardı edilmiş tutumlar edinmek hoş. değişmek, hiç de zor değil. yalnızca özgür olabilsem, sorun kalmayacakmış gibi sanki. anlaşılmak istiyorum: sevdiğim bir şarkıyı herhangi biriyle paylaşırken aynı duyguları hissetmek arzusu bu. evet, tıpkı bu. sese, ahenge kapılırken, kendini müziğin ritmine verirken yanında bir diğerinin olabilmesi; görkemli bir anda birlikte sadeleşebilmek. birlikte dansedebilmek gibi. sen hastayken başucunda birinin sabaha kadar oturması gibi. arada bir alnındaki teri silmesi, üstünün açılmamasına dikkat etmesi gibi. bir başkası için hayatta kalma çabası gibi sanki. ölmek için değil, yaşamak için uğraşmak gibi. ummadan, hayal etmeden, sıradan, olduğu gibi.doğal. ve ciddi. ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme gücü. bu gücü yanyanayken yaratabilme yeteneği. ben bu yeteneğin bir parçası olarak sokuluyorum sana. masallarla geliyorum. efsanelerle geliyorum. herhangi bir insanın birikimiyle geliyorum aslında. artniyetsizim. inan, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. bazı sorulara cevap bulamadım; kuşkusuz gerekli de değildi bu. soruyu soru halinde bırakıp sahici yanını korumaya çalışmam, cehalet mi sanıldı acaba? ! bedenlerin bedenlerden istedikleri, ruhların, ruhlardan çıkarttıkları, karşılıklı acıların birbirlerinin etkisini arttırdıkları vakitlerde düştün aklıma. aklıma yayıldın. ne kaybedebilir, ne kazanabilirdim ki artık: ortadaydım işte! bir başkasının mal varlığına dönüşmeden yaşayabilmenin yalnızlığıydı bu. hayır! melankoli diye adlandırma bu durumu; ortak bir açı yakalayamama sorunu galiba. her kadın gibi doğurmak hevesi, her erkek gibi dağların doruklarında biraz gözden ırak hüzünlenme denemeleri aslında. kusura bakma, kafam biraz dağınık, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. insan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar da yapabilir. kızmamalısın. darılmamalısın eğer bir kardeşlik varsa aranızda. sevgi, hoşgörü takıntıları da değil. bir elmanın kırmızı olması, bir gülün öyle kokması, bir derdin halledilmesinin ardından gelen ferahlık kadar sıradan ve güzeldir hata yapmak da. aşka çılgınlığın yakıştığı çağları neden unutalım? neden tarihin çuvalına tıkalım tatlı serseriliği, az biraz sergüzeşt olmayı? ! ilımlılık mı kurtaracak insanlığı? alttan alma mı örtecek bunca çirkefi, zorluğu, belayı? demokrasi, senin saçlarından güzel olamaz. senin yüzünden daha güzel olamaz krediler, faizler, repolar, tahviller. dünyanın en uzun gecesi 21 aralık değil, beni terkettiğin gecedir. beni üzdüğün, yorduğun, yıprattığın gecedir. bir kabahat mi gerçekten kendi dışında birine hayranlık beslemek? ! gerçekten kırıyorsun beni, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. birinin peşindeyim ben; tanımsız bıraktığım birinin. sessizliğin doyurduğu, biçimli ve endişeli birinin. düşüncelerimi zapteden, kelimelerimi korkutan birinin. yanında huzurlu uyuduğum, mutlu uyandığım birinin. onunla olmakla, onunla birlikte yaşamakla gizli bir gurur duyduğum, asla kıskançlığa ya da sahiplenmeye dönüşmeyen bir tutkuyla bağlandığım birinin. onu arıyorum göğe her baktığımda; bir melek gibi uzanıp yüzüme dokunacağını tasarlıyorum. bütün aşkların payına düşen şiddetten arınmış, başkalarına aynı/ birbirimize farklı koktuğumuz bir sevginin yolu bu. cesaretimi ondan alıyorum pervasızca ve yine ona ben cesaret veriyorum mücadele ruhunda. bir sır gibi saklıyoruz misafirliğimizi. hüzün bitince geri döneceğiz çağımıza. insanlığa karışmaya hazır yapışık kalpler taşıyoruz aşkımızda. bizim aşkımız hakikaten beden gücü gerektiriyor akıl kadar. yapacak çok işimiz var. dövüşecek çok düşmanımız var. kucaklayacak çok arkadaşımız var. bizim sebebimiz bu. bizim fazlalığımız bu. belki de iksirimiz. kanayan yüzlerle çevrili bir gezegende, fırtınaya karışan bellek tozlarımızla, erdemlerimizle, ideallerimizle ayaktayız. yalan söylemiyorum bir nedeni yok. yalnızca öptüm. evet, sen de isterdin sanırım huzurlu yaşayabileceğin bir hayatın planlarını yapabilmeyi; kolaya indirgenmiş, biraz fazlayı aşırılıkta aramayan, ölçülü bir heyecanla kritersiz bir maceraya aday kahraman olmayı. “rüzgara dur, yağmura yağma, mevsime değiş” demeyi; doğru, hepimizde biraz tanrıyı kıskanmak var galiba. bütün günahlar da buradan kaynaklanıyor adeta. hırslarımızın, çekincelerimizin odağı burası. kazanmaktan çok, kaybetmeyi göze alabiliyoruz. çikolata bile kurtlanabilir. dondurma erir. çiçek solar. galiba önemli olan, onları yerinde yaşamak, yerinde korumak! birer hatıraya dönüşseler bile! kaç ölüme kaç doğuma şahit olduğunu hatırlayabiliyor musun? sevmek, ifade edebilmek kadar, ifadeyi unutmamaktır da. şimdi sessizce uzaklaşmalıyım. çünkü beni anlamadığını, anlamak için uğraşmadığını, hatta bunu önemsemediğini biliyorum. aynı otobandaydık ve birimiz birimizin yanından geçip gitti. hafızasızlığı, gurur saymanın adil yanı! . hangimiz süratliydik; önemi kalmadı. hangimiz daha özveriliydik; bunun da.. umarım mutlu olursun. bunu bir çöküntü anında da söylemiyorum. hiç kimse aldatmadı ötekini; yalnızca böyleydik işte! . yüzüme öyle bakma nefretle, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. benden uzaklaştıkça, bana ait olandan yakanı sıyırdıkça rahatlayacağını, herşeye yeniden başlayabileceğini sanıyorsun. kimbilir, doğrudur belki de! . adımın yaşamadığı, adımın özlemle anılmadığı yerlerde kime umut verebilirim ki zaten? romantizmin tehlikesi büyük! romantizmin tehlikesi büyük! romantizmin esrarı büyüleyici! romantizmin kanına girdiği insanlar bencil ve hırslı! ben seninle birlikte yaşlanabilecek kadar erken yola çıkmayı istemiştim; maceramız uzundu çünkü. maceramızın tahakküm altına alınamayacak kadar mükemmel olması, donanımımızla ilişkiliydi. ynni, sen ne kadar sevecensen, ben ne kadar yıpratıcıysam.. o da o kadar mükemmeldi. özveri denebilir buna. evet, buna özveri demek beni mutlu ediyor. insan, özverinin çocuklara ad olarak verilebileceği bir dünyada tanımını kaybediyor. bu kaybedişteki kaosun ritmiyle çekiliyorum sana. sen bir mıknatıssın şeffaf ve ben, çekilirken sana içimdeki alelade metal parçalarıyla, kan şekerim düşüyor, ağzım düşüyor, ellerim.. en çok da ellerim düşüyor! . sakın ha üstüne alınma, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. ben seni kırmak için yaratılmadım. uzun zamandır seni planlıyorum haksızca; cezalandırılacak kadar mı yabancı, tanınmaz ve suç yüklüydüm? ! belki; seni çok yıprattığımın, bıraktığımın elbette farkına vardım, ama herşey mi benim aleyhte varoluşumla açıklanabilir? ! beni, başta sana olmak üzere kimliklere karşı saldırganlaştıran koşulları tek başıma ben mi oluşturdum? seni kaybettim. bunu biliyorum. seni kaybettiğimi sen çekip gitmeden önce de biliyordum. ortadaydı. bedel ve kefalet ortadaydı.. senin hakkında bir satır yazmamaya çalışmamın nedenini hiç düşündün mü? ! sana ait olanları içten içe koruma uğraşı mıydı sanki bu: kuşkusuz. hala da saygıyla ağlıyorum. büyük bir tesadüfe yenildim, büyük bir eksen kaymasıyla, sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan gibi, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. elbette kızıyorsun bana; belki en çok da bu zayıflığıma kızıyorsun: tedirginliğime, seni kaybetme endişeme, telaşıma, şaşkınlığıma, titreyişime, ürpermem, anlamlarını anlamamış kelimelerle yetinmeme, müzakerelerde bulunmama, buhranların yorduğu bir gençlik yaşamama, bilincimi sana yönlendirmeme, sürekli sürekli içmeme, kelimlerin kifayetsiz olma durumuna, vesaireye vesaireye.. inadıma öfkeleniyorsun. seni bırakmama, seni özgürlüğüne salmama hiddetleniyorsun. bu da aşk işte! bu da entrika! bu da soysuzlaşmanın, aşkın getirdiği dalaveralarla kendine kilitlenmenin başka bir çeşidi! peki anahtar nerede sevgilim? ! peki anahtarın üzerindeki yivler kimin eseri? ! dur, dur, bağırma, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. bunlar da geçecek şüphesiz. seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki.. bir küsme, bir burulma biçimiyle gidişinin ardından şehrin gri cephelerine fevkalade ağır bir el bombası gibi düşen bunaltının bıraktığı korkunç acının unutulmasına kaç yüzyıl kaldı ki.. yaralandım. bütün noktalarımdaki nöbetçiler de yaralandı. çığrından çıkmış bir ayaklanma gibi ağlamakta yalnızlığım. bir gerçek aramıyorum felakete. bir bahne göremiyorum arkadaşlarımın beni teselli etmek için söyledikleri kelimelerin hanesinde. ama yokluğunu doldurmuyor sevda siyasetinin hançerleri. ama bilemiyorum yağmurun ardından artık hangimiz suçlanacak.. eğer hissediyorsan, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. ben sende ardı arkası kesilmeyen bir korku sevdim. ben bir cüce çocuk sevdim sende sıska. şiddetli ve hayret uyandıran manevralarla kendi kanına olan saplantılı aşkını sevdim. o rutubet kokan loş yüzündeki kanalizasyonları, az kelimeyle kurduğun cümlelerdeki gizli soru işaretlerini, barlardan çatlak bardak gibi atılmayı beklemeni, serserice patlamalarını, yuttuğun toplu iğneleri ve bir film hilesi hissi uyandıran utangaç hasret pozlarını sevdim. dokunamadım sana. parmakuçlarım neşterdi çünkü. kırılan bir kemiğin sesiyle veda ederken, bir nedeni yok. yalnızca öptüm. Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: bdefnem üzerinde 16 Nisan 2007 18:15:20 Ya zamanından çok erken gelirim..
Dünya'ya geldiğim gibi, Ya zamanından çok geç, Seni bu yaşta sevdiğim gibi.... Mutluluğa hep geç kalırım. Hep erken giderim mutsuzluğa.. Ya herşey bitmiştir çoktan, Ya hiçbirşey başlamamış... Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın, Ölüme erken,sevgiye geç.. Yine gecikmişim bağışla sevgilim.. Sevgiye on kala,ölüme beş...... AZİZ NESİN Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: burak üzerinde 17 Nisan 2007 00:31:50 İstediğin Gibi Yaptım; Artık Kalbim Yok!
artık kalbim yok ağladığımda sana düşündüğümde seni artık kalbim yok seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok ! küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak köpeğine suda sektirdim bir kiremit parçası gibi ve bekledim batmasını bekledim batmasını yanan bir gemi nasıl ağlayarak denize dökülürse istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok! artık kalbim yok baktığımda eski resimlere özlediğimde seni arta kalmış bir kalbim yok! YOK... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: asmunikal üzerinde 17 Nisan 2007 10:56:18 Kurt
Ah! artik benim de benzim sari, Damar kanimi dolastirmiyor. Hiçbir kiyiya ulastirmiyor, Beni Sehrazad'in masallari. Anlamiyorum dilinden artik Geceyi saran güzelliginin; Içim kör bir kuyu gibi derin, Bir sey beklemiyor benden artik. Susmak istiyorum, susmak bugün. Susmak.. hiçbir üzüntü duymadan. Büyük bir kus iniyor semadan. Sükut, bu indigini gördügün. Artik tirtillari beslemiyor Bahçemin orta yerindeki dut. Basima kondu ebedi sükut. Gün yeniden dogmak istemiyor. Kusla oldumsa da senli benli, Beynimi kurcalayan bir kurt var: Anlamak istiyorum, ne yapar Rüzgari bosalinca yelkenli? orhan veli Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 17 Nisan 2007 16:50:13 YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek. Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek. Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun? Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek... Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak. Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun? Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime. Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun? Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken...> Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım. Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni.. Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN... Can YÜCEL Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 17 Nisan 2007 20:34:35 vazgeçtiğini nasıl sustun bana....
beceriyordun işte başarısız bir becerişti bu.... susuyordun bana... adını söyledikçe susuyordun.... mecburdun buna.... Artık diyecek lafım kalmamıştı sana karşı... düğümlenmişti işte sözcüğün kattetiği bütün yollar... ben o düğümleri çözmek için savaşıyordum senin hayalinle:!!! ama sen o sırada bende değildin..... zaten bende hiç olmadınki sen.... içimdeki seni öldürmeye çalışıyorum ve bu benim ilk cinayetimde değil.... ama neden daha öncekiler bu kadar acı ve ızdırap vermemişti bana.... anlamalardayım yine... bu kez kalemlerimiz tükenmesin.... anlayalım herşeyi..... hayatımda silinmeyecek izler bırakn olaylar: yine birilerini alıyordu benden.... ve benim ellerim yine bağlıydı.... dedimya bu sefer kör düğümdü bu bağlar..... ve işin kötüsü çözmek için uğraştığım,savaştığım tek bağlardı bunlar.... ellerini: ellerimin arasından çekip alman neden o kadar zor gelmişti bana.... ve bir o kadarda istekli...... tezatlık bumuydu..... son bir sarılış istiyordum senden... son kez..... eğer sarılsaydın son olurmuydu acaba.... olmazdı ki...!!! nasıl bırakacaktın beni.... korktun...... hemde çok..... içine almandan korktun beni.... ve içlerimizi acıtmaktan..... bundan daha fazla acıtabilirmiydinki içimi.... en büyük acıyı sunmuştun bana... senin yerine bütün acıları çekmeye razıydım.... ama sen bana sadece acı bıraktın..... sonsuz acılar.... kapanmayan acılar.... derin acılar.... yerle bir acılar ...... ne zaman yorgun çaresiz ve umutla bakan gözlerin gözümün önüne gelse işte o zaman ağlarım...... kendim için ağlamayacak kadar kendime kızgınım öfkeliyim..... bir şeyi merak ediyorum daha kaç gece sürecek bu gözyaşları daha kaç kere gelevera deresini dinlerken.... gözlerim içim kalbim kan ağlayacak.......... daha kaç gece nefretinde boğulacağım ve ben gene bilmiyorum......... dina(tsira) ekim 26-2006 Uuzun soluklu bir hayat paylaşımından arda kalan son dizelerdir... dostlukla... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 17 Nisan 2007 20:36:57 Çığlığımın sessizlikte boğulmasıydı...
kelimelerimin, birer birer boğazımda sıralanıp düğümlenmesi..... acı duyuyordum her yutkunuşumda.... duvarlar örmüştün aramıza... o duvarların arkasında, hislerini körelterek bana karşı nefretini biriktiriyordun.... bu sefer daha keskindi nefretin.... ayazda nefes alışı kadar keskindi... bense: o duvarlara yasadışı sloganlar yazıyordum.... sana dair... bir anarşistin, bir gözünden aşkı tarif edercesine... ruhuma sızıyorsun.... ruhuma sızdığın yerden kanamaya başlıyor hislerim.... sen ruhuma sızdıkça kanıyorum.... ve sen ruhuma sızdıkça ben öldüm... tsira(dina) kasım 8 2006 tozlu bir anının buruşturulmuş sayfa kırıntılarından bir demet acıdır.. dostlukla... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: Berkant üzerinde 17 Nisan 2007 20:42:20 Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta Burası gibi değil gideceğim memleket Denizi ayrı deniz Havası ayrı hava Nerde gördüklerim nerde o beklediğim Rengi başka tadı başka Bir başka yolculuk dalından düşmek yere Yaşadığımdan uzun Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere Ağacın yüksekliğince,dalın yüksekliğince rüzgarda Ve bir yeni ömür vardığın çimen yeşilliğince Can Yücel - SESSİZLİK Biz o kadar ağladık ki beraber, Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik. Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik Yavaşça alçalarak, yavaşça bizi dinler. Etrafta kalan sesler kesildi birer birer. Hatırlamaz olmuşum, her şey uzakta, silik. Yalnız senin vücudun... Ah içte bir içimlik Bir su gibi ellerin avucumda serinler. Vücudunun gölgesi bak yerde gölgemle bir, Yeni bir nefes gibi sessizlik göğsümdedir. Sessizlik içerime doluyor yudum yudum. Dolu bir yelken gibi göğsümde genişleyiş, Ve öyle için için, ve öyle geniş geniş. Ben hiç bir şey duymadan, ben yalnız seviyorum. Ziya Osman Saba - benim için özel iki şiir, paylaşmak istedim. herkese merhaba bu vesileyle. Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: bdefnem üzerinde 19 Nisan 2007 16:50:45 GUC ILE CESARET ARASINDAKI FARK
Kati olmak guc ister Nazik olmak cesaret Savunmada olmak guc ister Kalkanlari indirmek cesaret Ustesinden gelmek guc ister Teslim olmak cesaret Bir yere uyum saglamak guc ister One cikmak cesaret Bir arkadasin acisini hissetmek guc ister Kendi acinizi hissetmek cesaret Tacize dayanmak guc ister Tacizi durdurmak cesaret Sevmek guc ister Sevilmek cesaret Hayatta kalmak guc ister Yasamak cesaret Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 21 Nisan 2007 02:36:05 Daha iyi anlıyorum artık..
En son odama bir enkaz yığını halinde çökerek girmemle başlamıştı odamdaki matemin beni içine çeken büyüsü... aslında herşey tepetaslak olmamıştı ki hayatımda... çünkü ne hayatım kalmıştı nede ^^her şey^^ elimde, geçmiş yıllarımda,yanımda,gözlerimin taa içine bakan koskoca bir HİÇ vardı... Ezilmişti yüreğim,dayanacak gücü bulamıyordum... Sonra içimdeki geveze sessizliği dinledim... Mutsuzluğun,yalnızlığın,ihanetin verdiği acılarıda yanıma alarak.... nereye gitsem gzölerimdeki boşluk beni ele veriyordu susmak istiyorum,yüreğimi parçalarcasına susmak ve hiç bir şey duymamak görmemek, kalbimin atışını hatta nefes alışımı bile hissetmemek sonrasında.... odamda bir hüzün bulutu var sanki her akşam beni karşılayan ve fazlasıyla sardık!!! beni yalnız bırakmıyor ve mutluluğa karşı kolluyor.. bütün enerjim,keyfim,planlarım odamın kapısının dışında kalıyor... ve ben sadece uyumak istiyorum.... kimseye dokunmadan kimsenin soluğuna karışmadan.... rüyalarımda olsun istemem... siyah-beyaz sürsün düşlerim... yakalara takılacak resmim gibi.... aslında istemezdim soru işaretleri arkamda bırakmak ama.... cevapsız sorular var ceplerimde.... ve cevapları birer bıçak,kalbimi kanatan,içimi sızlatan...... varsın bende kalsın.... anladımki zamana bırakmak değil,zamanla bırakmamakmış doğru olan.... acıda olsa zamanı,zamanla beni bırakanlara bırakıyorum..... --------kapı eşiğinde unutulmuş anlarımdan birisinde-----(tsira)-----------tarihsiz dostlukla... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: swordlion üzerinde 27 Nisan 2007 01:01:45 SEN YOKKEN
Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni. Büyük üstad CAHİT KÜLEBİ'den Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 03 Mayıs 2007 19:00:00 Yasamaya Dair
Yasamak sakaya gelmez, Büyük bir ciddiyetle yasayacaksin Bir sincap gibi mesela, Yani, yasamin disinda ve ötesinde hiçbir sey beklemeden Yani, bütün isin gücün yasamak olacak. Yasamayi ciddiye alacaksin, Yani, o derecede, öylesine ki, Mesela, kollarin bagli arkadan, sirtin duvarda, Yahut, kocaman gözlüklerin, Beyaz gömleginle bir laboratuvarda Insanlar için ölebileceksin, Hem de yüzünü bile görmedigin insanlar için, Hem de hiç kimse seni buna zorlamamisken, Hem de en güzel, En gerçek seyin yasamak oldugunu bildigin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksin ki yasamayi, Yetmisinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, Hem de öyle çocuklara falan kalir diye degil, Ölmekten korktugun halde ölüme inanmadigin için, Yasamak, yani agir bastigindan. 1947 Diyelim ki, agir ameliyatlik hastayiz, Yani, beyaz masadan Bir daha kalkmamak ihtimali de var Duymamak mümkün degilse de biraz erken gitmenin kederini Biz yine de gülecegiz anlatilan bektasi fikrasina, Hava yagmurlu mu, diye bakacagiz pencereden, Yahut da yine sabirsizlikla bekleyecegiz En son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüsülmeye deger bir seyler için, Diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün Yüzükoyun kapaklanip ölmek de mümkün. Tuhaf bir hinçla bilecegiz bunu, Fakat yine de çildirasiya merak edecegiz Belki yillarca sürecek olan savasin sonunu Diyelim ki, hapisteyiz, Yasimiz da elliye yakin, Daha da on sekiz sene olsun açilmasina demir kapinin. Yine de disariyla beraber yasayacagiz, Insanlari, hayvanlari, kavgasi ve ruzgariyla Yani, duvarin arkasindaki disariyla. Yani, nasil ve nerde olursak olalim Hiç ölünmeyecekmis gibi yasanacak... 1948 Bu dünya soguyacak, Yildizlarin arasinda bir yildiz, Hem de en ufaciklarindan, Mavi kadifede bir yildiz zerresi yani, Yani, bu koskocaman dünyamiz. Bu dünya soguyacak günün birinde, Hatta bir buz yigini Yahut ölü bir bulut gibi de degil, Bos bir ceviz gibi yuvarlanacak Zifiri karanlikta uçsuz bucaksiz. Simdiden çekilecek acisi bunun, Duyulacak mahzunlugu simdiden. Böylesine sevilecek bu dünya "yasadim" diyebilmen için... Nazim Hikmet Dün geceden itibaren okudum durdum.... dostlukla.... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 03 Mayıs 2007 20:16:38 SESSİZ GEMİ Artık demir alma günü gelmişse zamandan, Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Bîçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu! Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler; Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden. benimde ilk aklıma gelen şiir bu olmuştu... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: tsira üzerinde 04 Mayıs 2007 23:15:28 Öylesine bir zaman diliminde gecen zamanda özet şeklinde sunduklarımdır.....
08/08/2006 Olmaz dedin.. Yapamayacağını söyledin.... Önce gözlerim düştü avuçlarına sonra gözyaşlarım.. Sen gittin...Bense ardın sıra ölmeye devam ettim... 09/08/2006 Gece nasil bitti bilmiyorum..Bildiğim sadece yokolup sessiz çığlıklarda varolmaya çalışma çabalarımın olduğu... Ve sonra durup durup düşmeler... Mesaj bekledim senden... Gelmedi...Sustum.... 10/08/2006 Seni bekliyorum gözyaşlarımı bıraktığım yerde..Üşüyorum ben.. Seni beklerken bulamıyorum seni İçimde bir el bombası patlıyor yoksun..... Hani öğretmenini bekleyen yaramaz çocuklar gibi bekledim seni... Usulca...arkamı dönüp uzaklaştım.... 11/08/2006 Özür diliyorsun...Gelemediğin için İçim acıyor...Susuyorum... Beni beklediğini söylüyorsun... Ama sen uzaksın....Sesin uzak... Çığlıklarım bana uzak.... 15/08/2006 Elele yürüyoruz... Sen ağız dolusu gülüyorsun Başımı yere eğiyorum Kaldırımda sekizyüzüncü metre yazıyor... 16/08/2006 Berbat bir yerin en güzel yerindeyiz Odandayız... ^^Gayret et güzelim çalıyor^^ Sımsıkı sarıldığını söylüyorsun bana...Hissedemiyorum... Kokunu emanet alıyorum... 22/08/2006 6 gündür yıkanmıyorum Kokun üzerimden çıkmasın diye 23/08/2006 Ne çabuk girdin hayatıma elini kolunu sallayarak Düşünüyorum bunu Sırtımda 21 yıllık toz var.... 24/08/2006 Oda sanki soğuk Olsun sen ısıtıyorsun 25/08/2006 Korkuyoruz... İçimiz ürperiyor...Her gözgöze geldiğimizde... Korkma diyorum...Usulca gözlerinle beni öpüyorsun... 26/08/2006 Ellerin... O incecik ellerin Ayrılamamki ellerinden bir yere... 27/082006 Odamdayım Tek başımayım Yine seni düşünüyorum... Gökyüzünde bir yıldız arıyorum... Bulamıyorum.. 28/08/2006 Özlüyorum seni.... 29/08/2006 Seni kendisine bayramlık alınmamış Piç çocukların hüznü ile seviyorum 30/08/2006 Seni soluyorum 02/09/2006 Otogardayız...Gidiyorsun...Yüreğime basabasa Çığlıklarımla uğurluyorum seni... Uzun uzun baktım sana ^^SENİ seviyorum^^ Demen için Demedin Gittim... Seni seviyor muyum? Seni düşündükçe içim içime sığmıyorki.... 03/09/2006 Küçücük bir kibrit parçasının koca bir ormanı küle çevirmesi gibiydi... 04/09/2006 Seni soluyorum Seni özlüyorum Seni yaşıyorum Fakat Sensiz yaşıyorum 05/09/2006 Senden bana kalan Biraz Hüzün İki damla gözyaşı Ve Bolca özlem 06/09/2006 Kısacık bakışlarındı beni sana bağlayan... Zaman seçim bilmezki.... 07/09/2006 Vurdun kanıma girdin Ruhumu teslim aldın Kabulümsün 08/09/2006 Nerde kaldın bunca yıl Sana büyük acılar biriktirdim Sana büyük acılar biriktirdim Çünkü Büyük mutluluklar yaşamanı istiyorum 09/09/2006 Şu soğuk yatak yerine Kollarında olsaydım Üşümezdim o zaman değilmi? 10/09/2006 Gökkuşağından merdiven yaptım kendime... Göğe çıktım Düştüm... Ama sen bilmiyorsun 11/09/2006 Kapı eşiğinde düşürülmüş bir ^^an^^ım sadece... 12/09/2006 Sigaram,içkim Birkinim bitkin Kaç gündür oruçtayım Artık ağlamam lazım 13/09/2006 Seni seviyorum 14/09/2006 Sensizlik konuşuyor artık ardın sıra... *************************************tsira******************** dostlukla... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: eternal üzerinde 08 Haziran 2007 15:46:33 ERKEK DEDİĞİN
Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkasi tutamaz elimi böyle. Rahat olacaksin yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek. İnce olacak;seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek. Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun icin varmişsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek. Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek. Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek. Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak. Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak. Kayıtsız olmayacak senin bütün zerafetine karşı. Gerçekten seven bir kadin sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatli söz, kisa bir mesaj, bir cagri bile onu mutlu edebilir. Erkek dedigin butun bunlari cebinden para harciyormus gibi cimrilikle yapmayacak. Ben aranmayi, cok aramayi sevmem demeyecek. Her sey kendi istedigi gibi olsun istemeyecek. Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, baska seylerin arkasına gizlenmeyecek. Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek. Erkek dediğin aşkına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin. Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu iş bitse demeyecek. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve zayıf değildir. Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki! Öpüşün tek sebebi şehvet değildir. Erkek dediğin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir. Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dediğin. Aldatiyorsa sevmiyor demektir. Erkek dedigin yakışıklı olacak, cekici olacak ama bundan çok daha öte bir sey... Zeki olacak. Kadının küçük yalanlara,bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasini bilecek, o hamura kendisini katmasinida. Değerlerini bir anlik hevesler uğruna satmayacak. Namussuzluğunu,ahlaksizlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak. Yan gözle hatun kesmeyecek, üstüne sevgili edinmeyecek. Erkek dediğin önce sevecek. Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez. Bir bakarsin ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne topraga... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alip sevismesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi,vefakarligi,fedakarligi... Erkek dedigin seni koruyacak, kusatacak. O nerede olursa olsun seni koruyacagini bileceksin. Pısırık olmayacak erkek dediğin. Erkek dedigin erkek olacak güzelim. Seni sadece sen olduğun icin sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek. Hem sevgilin, hem arkadasin, hem dostun, hem baban, hem cocugun olacak,huzurla bagrina basacaksin. CAN DÜNDAR Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: static_x üzerinde 10 Haziran 2007 01:40:43 SENDEN KALAN TEK ŞEY...
durgunlugun içinde akmak derler ya; ruhum adeta kıvranıyor yanımda olmayan varlıgınla; ucsuz bucaksız gokyuzunde geziniyorum bombos adeta, sözsüz bir şiir gibiyim kendimi anlatmak isteyen, kelimelerim ise gözyasları senin karanlıgında, zamanı geri alabilsem varolabilmek için aydınlıkta, aklımda hiçbirşey yok,sana soylemek istediklerimden baska, okadar yogun ki sana hissettiklerim, ne soyleyecegimi toparlıyamıyorum aklımda, biliyorum hiç bir ifade yetmiycek askımı sana anlatmaya, gozlerimi kapatıp aglamayı tercih ediyorum, sozlerimi yutup anlamsız kalmayı yegliyorum, artık hiç birşey dusunmek istemiyorum nasıl olursa olsun,dinlenmek istiyorum, zamansız bir yolculuk istiyorum kendimle basbasa oldugum. sana karsı sitemler bile yalan geliyor bana, seni unutmak en zor sey su hayatta geri alabilsem keske zamanı, tekrar yanımda olsan,tekrar elini tutsam, o gozlerine baksam,ruhumu dinlendirsen tekrar, ama yoksun suanda hayatımda, benimde yokluktan farkım yok bu zamanda, bir tek sen vardın, bir tek sen varsın, bir tek sen olacaksın hayatımda, vazgecmiyecegim senden yasamım boyunca, senin askınla olmek bile mutluluk verecek bana, cunku bu senden kalan tek sey avuclarımda... YAŞANMIŞ HERŞEYİN ANISINA.... KENDİ ŞİİRİM.... Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 26 Temmuz 2007 00:09:32 şimdi başka bir solukla uyur gece
bütün saatler kırık ışıklar körse kemanlarda param parça bir hicaz bambaşka bir gerçek bu yaşadığım senden önceki gerçekten bütün kapıları çaldım bu kentte yoktun sen! hayalet gecelerin karanlığında bir ay kaldı bir de ben örttü yıldızları ayrılık sisi kanadı kırıldı gülüşün ıssızlığa terkedilmiş kayıklar gibi çaresiz kalmışım senin dışında kalan yarısının peşinde kavrulmak benimkisi en güzel yerinden yırtılan düşün... sen benim yağmurlarımı alıp gittin bu beton ormanında öksüzüm sonsuza dek ne bulutlar silebilir yüzümdeki kederi ne yere-ne göğe hasretim sığar her gün biraz daha parçalanırım geceler içime karanlık yığar iklimsiz kaldım işte kimliksiz kaldım gelmezsen içimde bu yangın sönmeyecek kurur her solukta birazcık daha kendi yağmurunu yitiren yürek ... (alıntıdır) Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: unforgiven_67 üzerinde 11 Eylül 2007 17:12:26 EYLÜL AKŞAMI
Bu eylül akşamında O güzel deli gözlerini Görebilmek için canımı verirdim Nerdesin nerdesin Nerdesin nerde İçim dışım ızdırap Bir çıkış yolu bilmiyorum Bana dönmen için Canımı verirdim Nerdesin nerdesin Nerdesin nerde Her akşam fırtına kar yağmur Gezdiğimiz yerlerde Her akşam uğruna ağlıyorum Sen hiç bilmesen bile Ruhumdan ayrılığını koparıp Unutmak istiyorum seni Unutamıyorum erhan güleryüz Konu Başlığı: Ynt: ŞİİR_NAME.... Gönderen: eternal üzerinde 07 Kasım 2007 01:35:16 Seni özlemenin Ne demek olduğunu sor bana, Yetmiş iki dilde anlatabilirim Kitabını yazabilirim sayfalarca. Yalnızlığın rezilliğini Kokuşmuşluğunu Ve çıplaklığını da. Ama hiç kimse Kavuşmanın güzelliğini Sormasın bana / anlatamam. Ben sana hiç kavuşmadım ki! Bilmiyorum Dudakların nasıldır. Sıcak mı ateş topu kadar, Yoksa soğuk mu Buza kesmiş bir bardak su gibi? Kıvrımlarına, Kırmızı karanfiller mi tutunmuş, Küle gizlenmiş kor mu var? Tenime değdiğinde dudakların Cemre mi düşer bedenime, Mızrap değen bir saz teli gibi Titrer mi yüreğim bilmiyorum. Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki! Bir insanı sardığında kolların, Ürkek ceylânlar Nasıl kurtulur tuzağından? Dolu yemiş yaprak gibi Nasıl titrer bir yürek? Ellerin nasıl okşar bir bedeni, Goncalar Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum. Hiç sana sarılıp yatmadım ki! Kısacası: Tatmadım kavuşmayı / anlatamam. Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim. Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana. Yokluğunda yıllardır Özlemine dayanmayı öğrendim Yokluğuna katlanmayı Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa Ustası oldum beklemenin Tükenmek pahasına. Ama hiç kimse / kavuşmayı, İki derenin birbirine karışıp Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu Sormasın bana ,anlatamam. Çünkü seninle ben, Ayrı kaynaktan doğmuş Sularında hasretleri taşıyan Başka denizlere koşan iki ırmağız. Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız. İşte onun için İki dere nasıl karışır birbirine Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum. Seninle Hiç aynı yatakta coşmadım ki! Sen bana /yalnızca Ve sadece Kahpe sensizliği sor Rezil beklemeyi , özlemeyi sor. Tanrı şahidimdir Kurda kuşa Dağa taşa bile anlatabilirim. Demem o ki uzaktaki yakınım: Vuslatlara yabancıyım, Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim. |